Yumurtalık Kanseri

Yumurtalık kanseri, jinekolojik kanserler arasında serviks kanserinden sonra ikinci sırada yer alır ve kadın üreme sistemi kanserlerine bağlı ölümlerin yarısından fazlasını kapsar. Her yıl 23000 yeni vaka teşhis edilmekte ve bu vakaların 15000’i ölümle sonuçlanmaktadır.

Yumurtalık kanseri her yaşta görülmekle birlikte, genellikle 40 yaşın üzerindeki kadınları etkilemektedir. Erken evrelerde belirti vermediği için, hastalık teşhis edildiğinde kanserin ilerlemiş olduğu görülür.

Yumurtalık kanserinin kaynağında genetik faktörlerin etken olduğu düşünülmektedir. Risk yaşla birlikte artmaktadır. En güçlü risk faktörü, aile öyküsüdür. Hastalığın birinci derecedeki akrabalarda bulunması, riski daha da artırmaktadır. Bunun yanı sıra; daha önce doğum yapmamış olmak, kısırlık, çok erken yaşta çocuk sahibi olma, tek doğum yapmış olma, yakınlarında yumurtalık kanseri bulunması, sigara, alkol kullanımı, yağca zengin besinler tüketme, rahimde iltihaplı hastalıklar, adet yokluğu, erken menapoz gibi nedenler riski arttırmaktadır.

Yumurtalık kanserinin erken teşhisi zordurr, çünkü tümör büyümeden ve metastaz yapmadan önce, genellikle belirti vermez. Tümör, birkaç hafta içerisinde önemli ölçüde büyüyebilir, büyük tümörler bile genellikle spesifik belirti vermez. Ne yazık ki tanı konulduğunda hastaların %70’ inde pelvis dışı metastazlar olmuştur. Bazen büyüyen yumurtalık nedeni ile alt karın bölgesinde belirsiz bir rahatsızlık ve sindirim şikayetleri, erken belirtiler olarak ortaya çıkabilir. Bir tümör yaklaşık 15cm çapına ulaştığında, alt karın boşluğundan yukarıya doğru büyür ve bu durumda kendini, karın bölgesinde büyüme, gerginlik ya da çabuk doyma gibi sindirim şikayetleri şeklinde gösterir. Karında büyüme asite bağlı olarak görülebilir. Hastalığın durumunu belirlemeye yönelik işlemler ise salgılardan hücresel çalışma için örnek alınması ve oluşabilecek metastaz yönünden, akciğer, kemik dokularının taranmasıdır.

Yumurtalık kanseri nadir olarak erken teşhis edilir. Vakaların %70’ i teşhis edildiğinde pelvis dışına metastaz yapmıştır. Erken oluşumların bilgisayarlı tomografi, sonografi ya da manyetik rezonansla görüntüleme yöntemleriyle bile saptanması güçtür. Tanı ve evreleme için, genellikle tanımlayıcı laparotomi uygulanır.

Cerrahi girişim tedavinin ilk aşamasıdır. Rahim, yumurtalıkler, tüpler ve bağırsakları örten doku çıkartılmaktadır. Ameliyattan sonra hastalığın yayılımına göre kemoterapi ya da radyoterapi uygulanır.

Yorum Yaz