Yaşlılarda Koruyucu Hekimlik Uygulamaları
Nis 5, 2010 Koruyucu Hekimlik
Yaşlılarda koruyucu hekimlik uygulamaları ile hayat tarzı ve rutinlerde yapılan değişikliklerle fiziksel yıpranmaların azaltılması ve kronik hastalıklara yakalanma riskinin en aza indirgenmesidir. Koruyucu hekimlik uygulamaları ile yaşlılarda yaşam kalitesi arttırılarak, yaşam süresininin uzamasının yanında bu uzun zamanının kaliteli geçmesinin sağlanmasıdır.
Koruyucu hekimlikte yaşlılar için ev kazalarından sakınma, beslenme, damar hastalıklarını önleme, ağız ve diş sağlığını koruma, ruhsal dinginliğin sağlanaması, hastalıklar için erken teşhis koyulmasını sağlayan tarama testleri, aşı uygulamaları gibi bir çok farklı program içerir.
Yaşlılıkta toplam sağlığın korunabilmesi için öncelikle hayat tarzında bazı değişiklikler önerilmektedir. Yaşlanma öncesi zaten doğru bir yaşam şekli izleyenler için elbette bu değişikliklere gerek yoktur. Bu nedenle mümkün olan en erken yaşta özellikle çocuklukta sağlıklı yaşam eğitimi verilmelidir. Yaşlılarda olması gerken değişikliklere değinirsek, bu dönemde fiziksel aktivite en çok önerilen davranıştır. Fiziksel aktiviteleri ihmal etmeyen yaşlılarda ölüm ve sakatlık riski en aza inmektedir. Düzenli egzersiz programları ile tansiyon normal seviyeye düşer, damar ve kalp hastalığı riskleri, kalp yetmezliği azalır. Aynı şekilde insülin oranı düşer. Yaşlıların en önemli korkularından olan düşme sonrası kalça kırığı riski de oldukça azalmaktadır. Tabi ki yaşlanma döneminde ağır ve çok güç harcanmasını gerektiren sporlar değil, basit egzersizler önerilmektedir. Sürekli hareketsiz bir yaşam süren yaşlılarda çok büyük sağlık sorunlarının geliştiği herkesce bilinen bir gerçektir.
Beslenme konusunda her yaş grubunda olduğu gibi yaşlılıkta da dengeli beslenmenin önemi büyüktür. Bu dönemde alınan protein ve enerji düzeyleri konusunda, vitamin ve mineral eksiklikleri ile ilgili ve aşırı kilo almanın zararları ile ilgili mutlaka yaşlıya bilgi verilmelidir. Pek çok yaşlı B6, C, E vitaminleri, kalsiyum,fosfor,çinko yetersizliği nedeniyle beslenme bozuklukları yaşamaktadır. Yaşlılarda genellikle lifli gıda, meyve ve sebze, tahıl tüketimi azalmaktadır. Oysaki bu besinlerin alınması kemik yoğunluğunu korumaktadır.
Alkol, sigara kullanımı yaşlılıkla birlikte en aza indirgenmelidir. Yaşlılar sosyal ilişkileri konusunda desteklenmeli, düzenli uyumaları telkin edilmelidir.
Fazla sayıda ilaç kullanan ve özellikle psikoaktiflik sağlayan ilaç kullanan, duyu organları ile ve dengeyle ilgili sorunları olan, 75 yaşını geçmiş yaşlılarda en büyük tehlike düşme riskidir. Düşme ile ilgili yaşlı mutlaka bilgilendirilmelidir. Bu amaçla yaşlının kendisinde gözlemlenen durumlar ve çevresel faktörler önemlidir. Düşme riski altındaki yaşlının duyu problemleri değerlendirilmeli, beslenme ile alınan vitamin ve mineraller kontrol altında tutulmalı, kullandığı ilaçların en aza indirmeli, kullandığı ilaçlar yaşına kolaylık sağlayacak şekilde tutulmalıdır.
Yaşlının yaşadığı yerde ise ev kontrol edilmeli ve gerekli düzenlemelere gidilmelidir. Açıkta kablo bırakılmamalı, elektrik düğmelerine kolay ulaşımı sağlanmalı, kapılar kolay açılmalı, ışıklandırmalar yanılsamalara neden olmayacak şekilde ve net olmalı, halılar çok tüylü ve küçük parçalı olmamalı, ıslak ve kaygan zeminler ortadan kaldırılmalı, banyo ve tuvalet yaşlının kullanımına uygun hale getirilmeli, Banyo, tuvalet, merdiven gibi yerlerde trabzan gibi yaşlıya yardımcı olacak aparatlar bulundurulmalıdır.
Yaşlının duyma ile ilgili sorunu var ise işitme cihazı kullanımına yönlendirilmelidir. Kullandığı egzersiz ekipmanları kontrol edilmeli, özellikle sürekli kullandığı ayakkabıları güvenlikli olmalıdır. Yaşlıların her zaman ulaşabileceği bir şekilde bir telefon sistemi kurulması da önemlidir.
Yaşlanma ile ilgili damar hastalıklarını önllemek için yaşlıda şeker hastalığı, kanda yağ ölçümü, koroner yetmezlik ile ilgili faktörler incelenmeli ve rahatsızlıkları varsa tedavi yoluna gidilmelidir.
Yaşlılar ister kendi dişlerini ister protez dişlerini kullansınlar bu dişler düzenli olarak fırçalanmalıdır.
Yaşlılarda akıl sağlığı sürekli izlenmelidir. Bunama, depresyon, huzursuzluk ve uyku problemleri değerlendirme altında bulunmalıdır.
Yaşlılıkla birlikte artan hastalıkların kontrolleri ve testleri mutlaka yapılmalıdır. Tiroid bezi, vitamin düzeyleri, kemik erimesi ile ilgili ölçümler, kansızlık taramaları mutlaka yapılmalıdır. Yaşlılarda kanser görülme oranı çok daha fazla olduğundan kanser tarama testlerine önem verilmelidir. Meme kanserine karşı 2 yıl ara ile mamografi ve 2 aylık dönemlerle elle meme kontrolü, 2 yılda bir dışkıda gizli kan testi, 10 yılda bir bağırsak kolonoskopisi, 75 yaşına kadar düzenli prostat kontrolü, 5-10 yılda bir pap smear adı verilen rahim testleri mutlaka yapılmalıdır.
YaÅŸlıların bağışıklıkları zamanla azaldığından on yılda bir tetanos aşısı yapılmalıdır. Ayrıca grip aşısı olarak bilinen influenza aşısı her yıl eylül – ekim aylarında yapılmalıdır.
Yaşlıları yalnız bırakmamak en önemli koruma yollarından biridir. Yaşlılara hobi edinmesi önerilmesi ile zihinsel sorunlar ve uğraşsızlıktan gelişen amaçsızlık duygusu önlenmektedir. Yaşlılar sık ziyaret edilmeli, zihinleri zorlanmalıdır.
İlgili Yazılar:
Yorum Yaz