Hepatit B Aşısı

Avrupa ülkelerinde Hepatit B taşıyıcılığı çok düşükken, Asya ve Afrika’da bu oran oldukça yüksektir. Bu bölgelerde bulaÅŸma anne karnında ya da bebeklik döneminde edinilir. Ülkemizin de içinde bulunduÄŸu OrtadoÄŸu ve DoÄŸu Avrupa grubunda taşıyıcılık oranı yüz kiÅŸiden 7’si ÅŸeklindedir.

Hepatit B’den korunmada pasif korunma olarak bilinen yöntem, hastalığa bağışıklık kazanmış olan kiÅŸilerin kanlarından elde edilmiÅŸ serumdur.

Aktif korunma ise değişik hepatit türlerinin kombinesi ile hazırlanmış aşıdır. Aşılanan kişide hafif ateş gibi reaksiyonlar görülebilir.

Devamı »

FDA Prostat Kanseri Aşısını Onayladı

Amerikan İlaç ve Gıda Dairesi FDA, Prostat kanserini önlemek için hazırlanan Provenge isimli ürünü onayladı. Prostat kanserinden korunmak için bağışıklık sistemini güçlendiren aşı prostat kanseri ile mücadele edecek. Ancak ürün tam anlamı ile tedavi edici bulunmuyor. Tedavide kemoterapi yerine daha iyi bir yaklaşım olduğu söylenmekte. Labarotuar ortamında denekler üzerinde yapılan araştırmalar aşının kullanıldığı deneklerin kullanmayanlara oranla 4 ay daha uzun yaşadığını gözler önüne serdi.

Devamı »

YAŞLILIKTA ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR

Yaşlılarda hastalıklar sık görülmekle birlikte, hastalıklar ilerleyen yaşın doğal ve kaçınılmaz sonucu değildir. Yani yaşlılıkta sağlık sorunlarında yaş tek belirleyici değildir. 65 yaş ve üzeri kişilerin çoğunda bir veya daha fazla hastalık bir arada bulunmaktadır. Bu yüzden hastanede daha uzun zaman bakım gören kişileri ileri yaşlardaki bireyler oluşturmaktadır.

Yaşlılarda tam olarak tek bir organ sistemi ya da rahatsızlığa bağlı olmayan sorunlara rastlanabilir. Baş ağrıları, iştah yokluğu, baş dönmesi, halsizleşme, nefes alma güçlüğü, seste kısılma ve öksürük, göğüs ağrısı, kitle varlığı, ishal ya da kabız olma, idrarla ilgili sorunlar ve kanamalar iyi değerlendirilmelidir. Belirtiler yaşlılıktandır diye geçiştirilmemeli, doktorun kontrolüne bırakılmalıdır. Belirtiler önemli rahatsızlıklara işaret ediyor olabilir.

Devamı »

Yaşlılıkta Enerji ve Besin Öğeleri Gereksinimi -III-

Yaşlılarda susama hissi azalmaktadır. Bu nedenle yeterli sıvı tüketimi olmaz. Bu durum böbreklerin idrar üretme yeteneğini kısıtlar, ilaç kullanımının da etkisi ile sık idrara çıkılıp, az tüketimle vucutta su tutulmaz ve vucudun sıvı dengesi bozulur. Yaşlılarda önerilen günlük su tüketimi 8-10 bardaktır. Susama hissedilmese bile yaşlılar bu miktarı tüketmelidir. Tüketim böbrekleri sağlıklı tutar, kabızlığı önler. Yeterli miktarda sıvı alınması sindirimi de kolaylaştırmaktadır. Yaşlılar sıvı tüketiminde artan alkol tüketimine yoğunlaşabilirler. Yaşlılığın getirdiği ağrıları hafifletmek, uyku sorunları ile daha kolay mücadele etmek, sıkıntılarını gidermek için su tüketimi yerine alkole yönelebilirler.

Devamı »

Yaşlılıkta Enerji ve Besin Öğeleri Gereksinimi -I-

Yaşlılıkta bireylerin, gençlerin tükettiği besin öğelerine biraz farklı miktarlarda gereksinmeleri vardır. Sağlık sorunlarının varlığı, ilaç alımı, besin öğelerinin yeterli tüketimini etkileyebilmektedir. Yaşlılıkta birkaç besin öğesine özellikle dikkat edilmesi gerekmektedir. Bunlar; protein, kalsiyum, D vitamini, C vitamini, demir, A vitamini, folik asit, B12 vitamini, çinko ve sudur. Posadan zengin besinlerin yeterli tüketilmesi sindirime yardımcı olacak ve kabızlık gibi sorunları önleyecektir.

Devamı »

Yüksek Tansiyonda Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve İlaçsız Tedavi


Kan Basıncı seviyesi yüksek – normal olan ve ilaç tedavisi uygulanması gereken kiÅŸileri de kapsamak üzere bütün hastalarda, uygun koÅŸullar oluÅŸtuÄŸunda, hayat tarzı ile ilgili tedbirler alınması ÅŸarttır. Bunun amacı kan basıncını düşürmek, diÄŸer risk faktörlerini ve klinik durumları kontrol altına almak ve daha sonra kullanılması gerekebilecek antihipertansif ilaç sayısını ve dozunu azaltmaktır.

Kan basıncını yani tansiyonu veya kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini düşüreceği kabul edilen, tüm kişilerde uygulanması gereken hayat tarzı ile ilgili tedbirler şu şekilde sıralanmaktadır;

Devamı »

Kemik Erimesinde Denge Egzersizleri

Denge egzersizleri ile ilgili yapılan araştırmaların sonucu, bu egzersizlerin her iki cinsiyette de düşmeleri yarı yarıya engellediğini göstermiştir.

Denge egzersizlerinin pek çok çeşidi olmasına karşın özellikle kemik erimesi olanlarda yoga pozisyonu denilen yerde oturur pozisyon, ayakta kollar yanda topuklar birbirine yapışık eğilip kalkma pozisyonu ve tek bir ayak üzerinde durma pozisyonları önerilmektedir.

Denge egzersiz pozisyonlarında 30 saniye ve bir dakika arasında, duruşu korumak ve tekrarına yönelmek gerekir. Ayrıca yerde bulunan bir çizgi üzerinde dengeyi bozmadan yürümekte aynı şekilde denge pozisyonları arasında önemli bir pozisyondur.

Devamı »

Menapoz Sonrası Kemik Erimesi

Kemik erimesinin en çok görülen tipidir. Tip 1 adı ile anılmaktadır. 50 yaşından, 75 yaşına kadar olan kadınlarda yumurtlamanın durması ile ortaya çıkar. Kemik kaybı aslında sürekli ilerleyen bir durumdur ve menapoz öncesinde başlamıştır. Bütün kadınların dörtte birinde menapoz sonraı kemik erimesi görülür.

Menapozla birlikte kadınlık hormonunun üretimi tavaşladığından kemikte bozulmalar artmakta, vücudun kalsiyumu kullanma süreci değişmekte ve tiroid bezi hormon üretimini azaltmaktadır. Bu nedenle omurlarda ve kalça kemiklerinde zayıflama meydana gelerek, kırılma riskini arttırır.

Menopoz sonrası ostrojen eksikliği kemik erimelerini beraberinde getirirken, bu durumu etkileyen başka faktörler de vardır. Tiroitte hormon üretiminin azalması, beslenme düzeninin farklılaşması, fiziksel aktivitelerin azalması, menopozun kemik yoğunluğunu azaltması ve yeni kemik üretiminin azlığı bu faktörlerdendir.

Devamı »