İnme (Felç) Nedir?

İnme gelişen ani bir kriz neticesinde oksijen ve kan akışında kopmalarla oluşan beyin fonksiyonlarının ani kaybıdır. Yeterli kan akışı olmadığında beyin hücreleri birkaç dakika içinde ölmeye başlar. Etkilenen hücreler genellikle hareket kontrolü, konuşma, görme ve diğer duyu organlarından sorumlu olanlardır. İnme ya da diğer ismi ile felç beyin hasarları ve olması muhtemel sakatlıkları en aza indirebilmek için acil tedavi gerektiren tıbbi bir durumdur.

İnmeler iskemik ve hemorajik olmak üzere iki türlüdür. Yüzde 80 gibi yüksek bir oranla iskemik olan inmeler kan pıhtısı ya da diğer başka partiküllerin beyin damarlarını tıkayarak kan akımını bloke etmesi ile olur. Oksijen ve besinden mahrum kalan beyin hücreleri hızla ölmeye başlar. Hemorajik inmede ise beyin ve beyin damarlarında oluşan kan sızmaları vardır. Damar duvarlarının hasar görmesi yada yüksek tansiyon nedeni ile zayıf noktalardan kan sızar.

Devamı »

Kansızlık (Anemi)

Anemi kırmızı kan hücresi eksikliği anlamına gelmektedir. Oksijen vücudumuzdaki her hücrenin normal çalışması için gerekli olan maddedir. Aneminin varlığı dokulara oksijen transferini bozmaktadır. Alyuvar dediğimiz kırmızı kan hücreleri de hızla azalır ya dasağlıklarını kaybeder. Bu durumda zihinsel ve fiziksel olarak çok yorgun hissetmeye başlarız.

Anemini çeşitli tipleri vardır. En yaygın görüleni demir eksikliği anemisidir. Hamilelik sırasında her beş kadından birini etkiler. Kırmızı kan hücrelerinin oksijeni taşımak için demire gereksinimi vardır. Demir yetersizliğinde hemoglobin değerleri düşer. Demir eksikliği anemisine demir yönünden yetersiz beslenme, cerrahi operasyonlar, hemoroid ya da adet kanaması nedeni ile kan kaybı, emilim bozukluğu hastalıkları ya da hamilelik sırasında artan demir ihtiyacı neden olur.
Bu yazı saglikal.com sitesi için hazırlanmıştır.

Devamı »

Diabet Hastalığında Ayak Yaraları

Diyabet ya da bilinen ismi ile şeker hastalığı, devam eden kan şekeri yüksekliği sonucu oluşan, süreklilik arzeden semptomlara neden olan ve geri dönüşü olmayan bir hastalıktır. Kan şekerinin düzensiz seyretmesi sebebiyle sinir sistemi ve damarlarda bazı sorunlar oluşturmaktadır.

Diyabette ayak yaraları doku ve organ kayıplarına yol açabilmekte, kandaki glukoz düzeyini bozmakta ve uzun ve sıkıntılı bir süreç yaratmaktadır. Tüm diyabet hastalarının beşte biri hayatlarında en az bir defa ayak yarası problemi yaşamaktadır. Kaza sonucu olmayan ayak / bacak organ kayıplarının yarısı şeker hastalığı nedeniyledir.

Devamı »

Sıcak Havalarda Kalp Sağlığına Dikkat !

Kalp vücudumuzun en hayati organlarından biridir. Tüm vücuda kan pompalamakla görevlidir ve diğer tüm organların çalışması kalbimizin işlevini yerine getirmesine bağlıdır.

Yaz ayları, denizin, tatilin ve eğlencenin zamanı olarak kabul edilse de pek çok hastalığın da zamanıdır. Özellikle yaz aylarında kalp sağlığına çok dikkat edilmesi gerekir.

Kalp sağlığını korumak isteyenler ve özellikle kalp sorunu bulunanların yaz aylarında çok sıcak ve güneşli ortamlarda kalmaması gereklidir.

Devamı »

Kalp ve Damar Hastalıklarında Obezite

Hastalıklara neden olması ve ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle obezite yani aşırı şişmanlık artık tıpta bir rahatsızlık olarak kabul edilmektedir. Obezite ikl olarak metabolizmanın bozulmasına ve hormonlarda dengesizliğe neden olur. Tedavi yoluna gidilmediği takdirde belirti vermeyen metabolizma değişiklikleri yüksek tansiyon, kanda bulunan yağın artması ve şekerhastalığı gibi sonuçlara varır. Obezite ölçüsü için kullanılan ölçek beden kitle indeksidir. Kitle indeksi 18,5 normal, 25 fazla kilolu, 30 şişman ve 40 aşırı obez olarak sınıflandırılmaktadır. Beden kitle indeksinde bir derecelik artma koroner kalp hastalığı riskini %5 arttırmaktadır. Diyabet hastalarının pek çoğu aşırı şişmandır. Bu hastaların toplam yüzde 70’i fazla kilo ve obezlik sınırında yaşamaktadırlar. Obezite tedavisi sürdüğü takdirde metabolizmanın sorunları da artarak büyümektedir.

Devamı »

Fiziksel aktivite ve kalp hastalığı ilişkisi

Fiziksel aktivitenin ihmal edilmesi, kalp hastalıklarına yakalanma riski faktörüdür. Fiziksel aktivite azaldığında alınan kalorinin tamamen harcanması mümkün olmamaktadır. Böylece şişmanlık, vücutta insüline direnç gösterme, kanda bulunan lipidlerde bozukluk, yüksek tansiyon gibi sorunlar meydana gelmekte ve damarların işlevlerini yerine getirme kapasiteleri azalmaktadır. Periyodik egzersiz sayesinde fazla kilolar verilmekte, kanda bulunan kötü hıylu kolesterol düşmekte ve iyi huylu kolesterol yükselmekte, insüline karşı hassasiyette artma görülmekte, tansiyon düşmektedir. Böylece kalp hastalıklarına yakalanma riski de doğal oalrak azalmaktadır.

Devamı »

Yüksek Tansiyonda Yaşam Tarzı Değişiklikleri ve İlaçsız Tedavi


Kan Basıncı seviyesi yüksek – normal olan ve ilaç tedavisi uygulanması gereken kişileri de kapsamak üzere bütün hastalarda, uygun koşullar oluştuğunda, hayat tarzı ile ilgili tedbirler alınması şarttır. Bunun amacı kan basıncını düşürmek, diğer risk faktörlerini ve klinik durumları kontrol altına almak ve daha sonra kullanılması gerekebilecek antihipertansif ilaç sayısını ve dozunu azaltmaktır.

Kan basıncını yani tansiyonu veya kalp damar hastalıklarına yakalanma riskini düşüreceği kabul edilen, tüm kişilerde uygulanması gereken hayat tarzı ile ilgili tedbirler şu şekilde sıralanmaktadır;

Devamı »

Kalp Sağlığımız ve Yapmamız Gerekenler

heart-healthy-foods
Kalbimiz bizim için farkında olmasak ta dünyadaki en kıymetli hazinedir. Günümüzde sıkça görülmeye başlanan kalp rahatsızlıkları ve krizleri, kalp sağlığının önemini bir kez daha gözler önüne sermektedir. Kalp rahatsızlıkları ve kalp krizleri genellikle 60 yaş ve üzeri kişilerde görülmekteydi ancak son günlerde genç kesim dediğimiz 30lu yaşlarda bile gündeme gelmeye başladı.

Kalp rahatsızlıklarının en büyük sebebi çok fazla tükettiğimiz fast food tarzı yiyecekler ve vücudun hamlaşmasıdır. Gelişen teknoloji ile insanlar yerlerinden kalkmadan zahmetsizce birçok işini görmekte bunun sonucunda da tembelleşip kilo almaktadır. Bu egzersiz eksikliği ve düzensiz beslenme alışkanlıkları sayesinde kalp rahatsızlıklarına davetiye çıkarılmaktadır.

Bu bahsettiğimiz düzensiz yaşam alışkanlıkları sadece kalp rahatsızlıkları değil daha birçok sağlık sorunlarına sebep olmakta ve yaşamımızı zorlaştırmaktadır.
Kalp rahatsızlıklarının önüne geçebilmek için en etkili yollar düzenli beslenme alışkanlığı kazanmak ve düzenli egzersiz yapmaktır. Stresli bir yaşamınız varsa yapmakta olduğunuz işleri bir an önce terk etmeli stressiz bir yaşam sürmeye çalışmalısınız. Fast food tarzı yiyeceklerden kesinlikle tüketmemeli, lif açısından zengin olan sebze türü yiyeceklerine önem vermelisiniz. Yağ tüketimini kontrol altına alın ve kızartma türü yiyecekler çok fazla yağ içerdiğinden bunlardan da sakınmalısınız.

Kalp rahatsızlıkları ve kalp krizlerinin daha önceden herhangi bir belirtisi olmadığı için bu rahatsızlıkların erken tanısı çok zordur. Bu yüzden bu zor duruma düşüp hayatımızı tehlikeye atmadan önce verdiğimiz önerileri dikkate almanızı tavsiye ederiz.