Boyun Ağrısı

Boyun ağrıları insanların karşılaştığı en sık ve en yaygın problemlerden biridir. Bel ağrılarından sonra en çok görülen ağrılardandır. Nüfusun üçte birinde hayatları boyunca en az bir defa boyun ağrısı şikayeti yaşanmaktadır. Ciddi rahatsızlık ve iç gücü kayıplarına neden olabilir.

Boyun ağrısının pek çok nedeni bulunmaktadır. Romatizmal hastalık, kemik erimesi ve özellikle metastazlar boyun ağrısının önemli nedenlerindendir. Görülme sıklığı cinsiyet, yaş ve genel sağlık durumundan etkilenen boyun ağrısında sigara kullanımı ve spor yapılmaması ile meslek faktörleri de oldukça önemlidir. Doğumsal bazı anormallikler de kronik boyun ağrısına sebep olur.

Devamı »

Kırık Tipleri Ve Sınıflandırma

Kırıklar tıbbi açıdan bir çok sınıflamaya tabi tutulmaktadır. 7 farklı türde değerlendirilen kırık tipleri şöyle sıralanmaktadır.

İlk olarak doku durumuna göre yapılan kırık sınıflamasında normal, hastalıklı kemiklerde ve yorgunluk kırığı olarak üçe ayrılmaktadırlar.

Kırığın çevresindeki doku ve mukoza varlığına bunların dış dünya ile ilişkisine göre kapalı ve açık kırıklar olarak ikiye ayrılırlar.

Kırık kendisini oluşturan kuvvetlerin tipine göre direkt ve indirekt olarak ikiye ayrılır.

Devamı »

Alçı Uygulanmasından Sonra Gözlenmesi Gereken Durumlar


Alçı uygulandığında, komplikasyonları önlemek için etkilenmiş olan uzvun düzenli bir şekilde kontrol edilmesi önemlidir. İlk olarak, saat başı renk, hassasiyet ve hareket kontrol edilir. El ve ayak parmaklarında renk pembe ve cilt ılık olmalıdır. Renk bozukluğu bölgeye giden kanın azalmasının işareti olabilir. Şişme varsa alçılı bölge yükseltilir ve gerekirse alçı yarılır. Ağrıda şiddetlenme görüldüğünde yine şişme sebebiyle olmuş olabileceği gibi kas içinde kanama olabilir. Hareketlerde zorluk var ise bu da sinir harabiyetinin işaretidir.

Alçıdan sonra gelişebilecek önemli komplikasyonlar vardır. Basınç yaraları bunlardan biridir. Ayak bileğine yakın bulunan kemik çıkıntıları, çene eklemleri ve topuk gibi bölgelerde çok sık gelişebilir ve 2-3 saatte oluşabilen bir durumdur. Bölgede ağrı ve yanma belirtileridir. Ayrıca alçı içine kaşıma amaçlı sokulan yabancı cisimler de alçıda bozulmaya sebep vererek yara oluşumuna katkıda bulunur. Bu tür bir eyleme girilmiş ise alçı 24 saat geçmeden kontrol edilerek gerekirse değiştirilmelidir.

Devamı »

Erkeklerde Osteoporoz

Hem erkek, hem kadınlarda kemik kaybı yaşın ilerlemesi ile artış göstermektedir. Osteoporoz uzun yıllar bir kadın hastalığı olarak düşünülmüş, bu sebeple erkek osteoporozu daha az ilgi çekmiştir. Onbinlerce erkekte osteoporoz nedeniyle kırık oluşmakta ve tüm omur kırıklarının %14 ve tüm kalça kırıklarının %25-30’u erkeklerde görülmekte ve önemli oranda hastalık ve ölüme sebeb olmaktadır. Osteoporozun erkeklerde kadınlara oranla daha az görülmesinin nedenleri arasında erkeklerdeki kısa yaşam beklentisi, daha yüksek kemik kütlesi oranı ve menopoz gibi kadınlardaki gibi kemik yıkımını arttırıcı bir olayın görülmemesidir. Erkek osteoporozunda çeşitli risk faktörleri ve ikincil sebepler sorumlu tutulmaktadır.

Devamı »

Kırıklı Hastalarda Bakım

Kırığın tedavisinde değişik yöntemlerin uygulanması ve bu yöntemlerin her birinin bakımına farklı sorumluluklar getirmesinin yanı sıra, tedavi süresinin uzun olması ve çoğunlukla hastaların yatağa bağımlı kalmaları, yoğun bir bakımı gerektirmektedir.

Kırığı olan hastada bakımda dikkat edilecek noktalar şunlardır;

1) Kırığın iyileşmesinde önemli yeri olan hastanın beslenmesine özen gösterilir.

2) Hastanın, proteinden zengin süt, yumurta, kalsiyum içeren yeşil sebzeler ve D vitamini içeren hayvansal yağlardan zengin bir diyet ile beslenmesi ve yara iyileşmesini olumlu yönde etkileyen C vitamini alması sağlanmalıdır. Uzun süre hareketsizlik nedeniyle meydana gelebilecek böbrek taşı oluşumunu önlemek için
hastaya bol miktarda sıvı verilir.

Devamı »

Kemik Erimesinde Denge Egzersizleri

Denge egzersizleri ile ilgili yapılan araştırmaların sonucu, bu egzersizlerin her iki cinsiyette de düşmeleri yarı yarıya engellediğini göstermiştir.

Denge egzersizlerinin pek çok çeşidi olmasına karşın özellikle kemik erimesi olanlarda yoga pozisyonu denilen yerde oturur pozisyon, ayakta kollar yanda topuklar birbirine yapışık eğilip kalkma pozisyonu ve tek bir ayak üzerinde durma pozisyonları önerilmektedir.

Denge egzersiz pozisyonlarında 30 saniye ve bir dakika arasında, duruşu korumak ve tekrarına yönelmek gerekir. Ayrıca yerde bulunan bir çizgi üzerinde dengeyi bozmadan yürümekte aynı şekilde denge pozisyonları arasında önemli bir pozisyondur.

Devamı »

Menapoz Sonrası Kemik Erimesi

Kemik erimesinin en çok görülen tipidir. Tip 1 adı ile anılmaktadır. 50 yaşından, 75 yaşına kadar olan kadınlarda yumurtlamanın durması ile ortaya çıkar. Kemik kaybı aslında sürekli ilerleyen bir durumdur ve menapoz öncesinde başlamıştır. Bütün kadınların dörtte birinde menapoz sonraı kemik erimesi görülür.

Menapozla birlikte kadınlık hormonunun üretimi tavaşladığından kemikte bozulmalar artmakta, vücudun kalsiyumu kullanma süreci değişmekte ve tiroid bezi hormon üretimini azaltmaktadır. Bu nedenle omurlarda ve kalça kemiklerinde zayıflama meydana gelerek, kırılma riskini arttırır.

Menopoz sonrası ostrojen eksikliği kemik erimelerini beraberinde getirirken, bu durumu etkileyen başka faktörler de vardır. Tiroitte hormon üretiminin azalması, beslenme düzeninin farklılaşması, fiziksel aktivitelerin azalması, menopozun kemik yoğunluğunu azaltması ve yeni kemik üretiminin azlığı bu faktörlerdendir.

Devamı »

Osteoporoz ve Menopoz

İnsanların iskelet sistemi 30-35 yaşlarında son halini almaktadır. Kemikler ırk, coğrafya, beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, hastalıklar, psikolojik faktörler, sigara ve alkol bağımlılığı ve menapoz gibi etmenlerle azalmaya başlar.

İnsanlarda yaklaşık 30-35 yaşlarında tamamlanan doruk kemik kütlesi, bu yaşlardan sonra ırk özellikleri, coğrafi özellikler, kötü beslenme, hareketsizlik, hormonal ve metabolik hastalıklar, menopoz, stres, sigara ve alkol kullanımı gibi bir çok genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişen hızlarda azalmaya başlar. Belirli bir eşik düzeye indiğinde ise osteoporoz ve kırılma riskleri artar. Osteoporozun ana nedeni olarak görülen kadınlık hormonu azalması nedeniyle kadınlarda erkeklerden daha sık ve erken yaşlarda görülmektedir. Günümüz dünyasındaki gelişmelerle artan ortalama yaşam süresine bağlı olarak yaşlı nufus sayısı artmakta ve kırılma görülme sıklığı buna paralel olarak artmaktadır.

Devamı »