Vajinismus

Vajinismus, vajinanın dış 1/3′lük kısmındaki kasların cinsel ilişkiye izin vermeyecek şekilde istemsiz kasılması olarak tanımlanabilir. Vajinismusa cinsel korkular, çevreden duyulan olumsuz bilgiler, geçmişte yaşanan travmatik cinsel deneyimlerin neden olduğu düşünülmektedir. Vajinismusa genellikle kendi cinsel organlarıyla ilgili utanç, iğrenme ve hoşlanmama duyguları eşlik etmektedir. Vajinismuslu hastaların cinsel istek ve ilgileri normaldir. Vajinaya penisin girmesi ya da bunun beklentisi söz konusu olmadıkça cinsel yanıt bozulmamaktadır. Vajinismuslu hastalar cinsel birleşme olmadan başvurulan cinsel oyunlarla orgazma ulaşabilmektedir.

Devamı »

Erken Yaşta Cinsellik ve Getirdiği


Kız ve erkekler sağlık koşullarının iyileşmesi nedeniyle daha erken yaşta ergenliğe ulaşmaktadırlar. Ergenlik yaşının düşmesi, gençlerde cinsel aktivitenin daha erken yaşta başlamasına neden olmaktadır. Bunun sonucu olarak da özellikle sosyo­ekonomik gelişimi yüksek toplumların çoğunda genç kızlar, 2 yıl daha fazla gebelik riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca pek çok toplumda evlilik yaşının yükselmesi nedeniyle, gençlerin cinsel olgunluğa ulaşması ile evliliği arasındaki sürede uzamaktadır. Bu da gençlerin evlilik öncesi cinsel ilişkiye girme ve bunların getireceği risklerle karşılaşma olasılığını artırmaktadır.

Devamı »

Sağlıklı Yaşam ve Cinsellik


Cinsellik insan hayatı ve gelişmesinin önemli bir bölümüdür. Cinsellik kavramı üreme içgüsüdü, cinsel tatmin, sosyal statü, duygusal durum, sağlık ve toplumsal adetleri içermektedir. Doğasında endişe, şiddet, erk, suçluluk duygusu barındırır. Yani cinsellik sosyal, kültürel, fiziki bir durumdur.

Cinsellik bireyin cinsel olarak kendini nasıl ifade ettiği ile alakalıdır. Cinsel istek, partner arama, kendini tatmin etme, cinsel isteğini belli etme ve giderme için yapılan herşey cinsellik kavramı içinde yer alır. Cinsel girişimlerin tümünün sonuçları vardır ve inkar edilmemelidir. Kişiler tüm yönleri ile kendilerini hazır hissedinceye değin ilişkiyi erteleme sorumluluğunu alabilmelidir. Toplumsal kuralları hiçe saymadan davranmalıdır. Cinsel girişimlerde sorumluluklar ve emosyonel durumlar kadar, sağlıkta önemlidir. İstenmeyen hamilelikleri engellemek, cinsel yolla bulaşan hastalıklardan sakınmak bir paylaşım unsuru olmalıdır. Özellikle gençlikte cinselliğin doğru yaşanmasını öğrenmek, gerekli bilincin oluşmasına neden olur.

Devamı »

Serviks Kanseri

Serviks kanseri, en yaygın görülen üreme sistemi kanserlerinden üçüncüsünü oluşturmaktadır. Son dönemlerde önleyici Pap Smear taramalarından dolayı yayılımında belirgin bir düşme görülmektedir. Bu nedenle, önceleri 40 yaş üzeri kadınlarda sık görülen servikal kanser, erken tanı nedeniyle daha genç kadınlarda görülmeye başlamıştır.

Serviks kanserinin nedeni henüz bilinmemektedir. Veriler, seksüel öykü ve uygulama ile serviks kanseri sıklığı arasında çok güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Seksüel uygulama, cinsel yaşamın 18 yaş öncesinde başlaması ve çok eşli bir cinsel yaşamla ilişkilidir. Cinsel ilişkiye 18 yaşından önce başlayan kadınların riskli grupta yer almasının nedeni; gelişimini tam tamamlayamayan rahim ağzının, hücre değişikliği açısından uygun hale getirmesi ile açıklanmaktadır. Bunun dışındaki birkaç etmenin de riskli durumu yükseltmede etkili olduğu belirtilmektedir:

Devamı »

Erkeklerde Cinsel Gücü Arttırıcı bitkiler


Daha uzun süre devam eden ve daha etkili bir birleşme için gereken sertliği sağlamak için bitkisel ürün kullanımı doğru bir karardır. Bu amaçla satılan bir çok kimyasal ürün bulunmasına karşın bunların tamamının güvenilir olduğu tartışmalı bir gerçektir.

Herhangi bir şekilde ereksiyonu güçlendirmek istiyorsak yüksek nitrik oksit içeren maddeler kullanmamız gerekir. Kimyasal ürünlerin bir çoğunda da bu madde vardır. Nitrik oksit kan taşıyan damarları genişletir ve su nedenle cinsel organlara kan akışı hızlanır. Nitrik oksit vücudumuzda doğal olarak üretilir ancak fazlası vücut için çok zararlı olabilmektedir. Bu yüzden aşırı miktarlarda alınması önerilmez. Cinsel organa kan akışını hızlandırarak durumunu daha uzun süre koruma özelliği ve vücuda verebileceği zararların karşılaştırması tamamen kişinin kendisine aittir.

Devamı »

GEBELİKTE CİNSEL YAŞAM


Gebelik ve doğum sonu dönemde meydana gelen fiziksel ve duygusal değişiklikler nedeniyle çiftlerin cinsel yaşamları etkilenebilmektedir. Bu değişiklikler gebeliğin her üç aylık döneminde görülebilir. Çünkü gebelik çeşitli fiziksel ve duygusal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Bu dönemde anne ve baba adayları cinsel açıdan stres altındadırlar.

İlk üç aylık dönemde; anne adayında gebeliğe bağlı fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle cinsel istek ve cinsel ilişki sıklığında azalma görülür. Cinsel isteğin azalması gebelik rahatsızlıklarının şiddeti ile ilişkilidir. Salgılarda artma, fiziksel ve görünümle ilgili sorunlar fiziksel hareketliliği sınırlayabilir. Bazı anne adayları eşlerinin normal vücut ve nefes kokularına bile dayanamayabilirler. Bebeğe zarar verme ve düşük yapma korkusu cinsel isteği etkiler. Ancak doğum kontrolüne gerek olmadığından cinsel istek artabilir.

Devamı »

Acil Doğum Kontrolü Nedir?

Acil Doğum Kontrolü, korunma sağlanmamış cinsel birlikteliği takiben, istenmeyen bir gebelik olasılığının, döllenmiş yumurtanın rahme yerleşmesinden önce engellenmesidir. Bireyler aile planlaması konusunda bilinçli ve istekli olsalar dahi, yöntemin kullanımında meydana gelen hatalar sonucu istenmeyen gebelikler meydana gelebilir. Cinsel bir tecavüz, hatalı doğum kontrolü kadınları istenmeyen bir hamilelikle karşılaştırabilir. Acil Doğum Kontrolü yöntemi ile bu tür istenmeyen gebelikler önlenebilir. Aynı zamanda Acil Doğum Kontrolü, postkoital kontrasepsiyon veya “the morning after pill” (ertesi gün hapı) olarakta adlandırılmıştır.

Acil Doğum Kontrolü yöntemleri, hamileliği engelleyici bir doğum kontrol şekli olarak kabul edilmemelidir. Bu yöntemler, döllenmiş yumurtanın rahim içine yerleşmesini durdurur. Ancak var olan gebelik etkilenmez. Bu yüzden acil yöntemler düşük yaptırma amaçlı düşünülmemelidir. Adet döngüsünün gününe bakılmadan, korunmasız cinsel ilişkiden sonra 72 saat ya da ilişkiden sonraki hafta içinde başvuran ve hamile kalmayı düşünmeyen herhangi bir kadın Acil Doğum Kontrolü yöntemi kullanımı için birer aday konumundadır.

Devamı »

Kısırlığın Teşhisi

35 yaşı geçmemiş kişilerde 1 yıl, geçmiş kişilerde 6 ay süre ile koruyucu bir yöntem uygulanmaksızın gebelik oluşmaması halinde kısırlık tanısı konulabilmesi ve çocuk sahibi olunabilmesi için bir takım işlemler geçirilmesi gerekmektedir.

Adetin 3. günü yapılan kan testinde, sabah alınan kanda incelenen hormon değerlerine göre sorunun tiroid bezi ile ilgili olup olmadığı incelenir. HSG adı verilen bir ilaçlı bir film çeşidi ile adet kanamsının bitimi ile rahim içi ve yolu incelemerek tüplerin açık olup olmadığı izlenir. Bu görüntüleme yönteminin ömrü 2 yıldır. 2 yıl sonra bir sorun olmamasına rağmen halen gebelik oluşmamıs ise tekrar edilmesi gerekmektedir. Uyutulma gerektirmez.

Devamı »