Serviks Kanseri

Serviks kanseri, en yaygın görülen üreme sistemi kanserlerinden üçüncüsünü oluşturmaktadır. Son dönemlerde önleyici Pap Smear taramalarından dolayı yayılımında belirgin bir düşme görülmektedir. Bu nedenle, önceleri 40 yaş üzeri kadınlarda sık görülen servikal kanser, erken tanı nedeniyle daha genç kadınlarda görülmeye başlamıştır.

Serviks kanserinin nedeni henüz bilinmemektedir. Veriler, seksüel öykü ve uygulama ile serviks kanseri sıklığı arasında çok güçlü bir ilişki olduğunu göstermektedir. Seksüel uygulama, cinsel yaşamın 18 yaş öncesinde başlaması ve çok eşli bir cinsel yaşamla ilişkilidir. Cinsel ilişkiye 18 yaşından önce başlayan kadınların riskli grupta yer almasının nedeni; gelişimini tam tamamlayamayan rahim ağzının, hücre değişikliği açısından uygun hale getirmesi ile açıklanmaktadır. Bunun dışındaki birkaç etmenin de riskli durumu yükseltmede etkili olduğu belirtilmektedir:

Erken yaşlarda oluşan gebelik ve doğumlar, erken yaşta cinsel ilişkiye başlama (18 yaş ve altı), Cinsel eşte cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsünün bulunması, bireyin yaşam biçimi; kötü hijyen alışkanlığı ve çok partnerli yaşam ve beslenme alışkanlığıdır.

Ortalama 30-40 yaşları arasındaki kadınlarda daha sık olarak görülür. Bu dönemde, hücresel değişiklik serviks dokusunun bozulmasına yol açmadığından, anormal kanama görülmez, hatta muayenede serviks sağlıklı görülür. Ancak çıplak gözle fark edilmeyen ve hiçbir belirtinin olmadığı dönemde, epitel içinde başlayan patolojik değişiklikler Pap Test ile kolaylıkla teşhis edilmektedir.

İnatçı vajinal akıntı ve anormal kanama, cinsel ilişki veya muayene sırasında görülen dokunma kanamaları en sık görülen erken belirtilerdendir. Geç belirtiler, tümörün yayıldığı organlar ile ilgilidir. Bağırsak veya mesaneye baskı, mesane hassasiyeti, rektal kanama, üreter tıkanmasına bağlı belirtiler, siyatik sinir etkilenmesine bağlı bacak ağrısı ortaya çıkabilmektedir.

Kanserinin Sınıflandırılması tanı ve evrelendirme, serviks kanserinin tedavisi için temel oluşturmaktadır. Anormal
test sonucu sonrası, dokunun genel durumunu değerlendirebilmek için, doku biyopsisine ihtiyaç vardır. Serviks kanserinin evrelendirilmesi klinik olarak yapılır. Klinik değerlendirme ise, muayene, kolposkopik ve radyolojik inceleme (göğüs, böbrek, sigmoid kolon ve rektum) ile biyopsinin patolojik değerlendirilmesini içerir. Elde edilen veriler, hastalığın boyutunu ve beraberinde tedavi planını belirlemede kullanılır.

Yorum Yaz