Osteoporoz ve Menopoz

İnsanların iskelet sistemi 30-35 yaşlarında son halini almaktadır. Kemikler ırk, coğrafya, beslenme, hareketsiz yaşam tarzı, hastalıklar, psikolojik faktörler, sigara ve alkol bağımlılığı ve menapoz gibi etmenlerle azalmaya başlar.

İnsanlarda yaklaşık 30-35 yaşlarında tamamlanan doruk kemik kütlesi, bu yaşlardan sonra ırk özellikleri, coğrafi özellikler, kötü beslenme, hareketsizlik, hormonal ve metabolik hastalıklar, menopoz, stres, sigara ve alkol kullanımı gibi bir çok genetik ve çevresel faktörlere bağlı olarak değişen hızlarda azalmaya başlar. Belirli bir eşik düzeye indiğinde ise osteoporoz ve kırılma riskleri artar. Osteoporozun ana nedeni olarak görülen kadınlık hormonu azalması nedeniyle kadınlarda erkeklerden daha sık ve erken yaşlarda görülmektedir. Günümüz dünyasındaki gelişmelerle artan ortalama yaşam süresine bağlı olarak yaşlı nufus sayısı artmakta ve kırılma görülme sıklığı buna paralel olarak artmaktadır.

İnsanda kortikal ve trabeküler iki temel kemik doku yapısı bulunmaktadır. Bu iki yapının özellikleri birbirinden farklıdır. Bunun haricinde osteoporoz şekilleri de farklıdır. Tip-1 osteoporoz, menapoza girme döneminde birdenbire olan hormon azalmasıyla gelişir, süratle ilerler ve özellikle östrojen seviyesindeki değişikliklere duyarlı olan kemik içindeki süngerimsi doku olan trabeküler yapıda görülür. Tip-2 ise, 65 yaşı aşanlarda yaşın ilerlemesine bağlı hem süngerimsi trabeküler, hem dıştaki sert kortikal kemik yapısını ilgilendiren osteoporozdur ve bu tip senil olarak isimlendirilir.

Kadınlarda hayat boyu oluşan kemik yitirilmesinin dörtte üçü menapozu takip eden zamanda oluşur ve menapozu izleyen 10-15 yıl içinde toplam kemiklerin dörtte biri kaybedilir. Menapoz ve yaşlanma nedeniyle oluşan osteoporoz kırıklar, boy ölçüsünün düşmesi, duruşun bozulması ile sonuçlanır. Kırık görülmesi artarsa göğüs kafesi şeklini kaybederek solunum, sinir ve boşaltım sistemlerine zarar vererek bu yapıların bozulmasına neden olur.

Yorum Yaz