Kanser Nedir?

Kanser her yıl milyonlarca insanı etkisi altına alan, erken ölüm nedenlerinin içinde başı çeken ve doğal oalrak korkulan bir hastalıktır. Kanser genetik faktörler, çevresel etkilere uzun süre maruz kalma, sigara kullanımı ve kötü beslenme gibi nedenlerle gelişen bir hastalıktır.

Kanser hücrelerde başlar. Vücudumuz milyonlarca hücrenin birleşerek dokuları ve bu dokuların birleşerek organ, kas, deri ve kemik gibi formları oluşturması ile meydana gelmiş bir sistemdir. Hücrelerde anormal bir büyüme meydana gelir ve bu büyüme zamanla tümör denilen topaklanmaları oluşturur. Bunlar kan ve lenf sistemi aracılığı ile vücudun diğer kısımlarına yayılabilir. Tümörler iyi huylu (kanser olmayan) ve kötü huylu (kanser olan) olarak iki şekilde değerlendirilir. İyi huylu tümörler genellikle vücutta yayılmadan bir yerde kalır ve hayatı tehdit etmez.

Kötü huylu, yani kanser olan ve malign olarak adlandırılan tümörler zamanla hücrelerde, dokularda yayılarak vücudu işgal edebilir. Bu yayılma sürecine metastaz adı verilir. Kötü huylu bir tümör ilk olarak en yakınındaki lenf düğümünü şişirir. Lenf şişmeleri erken teşhis edilme ve hayatta kalma şansını arttırmak için önemli bir gösterge olarak sürekli gözlemlenmelidir. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanser tek bir hastalık değildir. Aslından yüzden fazla farklı hastalığın ortak ismidir. Kanser vücudun herhangi bir bölgesinde oluşabilir ve oluşum yerine göre kendine en yakın organın ismi ile anılır. Örneğin karaciğerde başlayan oluşumlara karaciğer kanseri denir. Genel olarak en yaygın görülen kanserler meme, prostat, akciğer ve bağırsak kanserleridir. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kansere neden olan hücre büyümeleri incelendiğinde altında pek çok neden olduğu görülmektedir. En çok üzerinde durulan genetik yani ailesel kanser öyküsü yüzde 10-15 arasında kanser nedeni olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu genetik risk, çevresel etkenlere maruz kalarak artmaya açıktır. Altta yatan tüm nedenlerin bulunması sadece önleme için değil kanserden kurtulma için de önem taşımaktadır.Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanser çok geniş bir konudur, her kanser türü ve hatta kanserli kişilerin pek çok özelliğine göre ayrı ayrı söylenebilecek şeyler vardır. Bu yazı genel olarak kanseri tanımak için hazırlanmıştır. Kanser tanısı koyuşmuş kişiler hekimleri ile bireyselleştirilmiş programlarını belirlemektedir. Diyet, yaşam tarzı önerileri, gıda takviyeleri, ilaçlar, kemoterapi, radyoterapi ve daha pek çok yöntem bütünleştirilerek hastaya uygun tedavi planlanmaktadır. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanser bir gecede oluşmaz. Aylar hatta yıllar boyunca oluşumu sürebilir. Belirtileri uzun süreler gözlemlenebilir ya da birden ortaya çıkabilir. Kanser hastalığının genel olarak belirtileri şöyle sıralanmaktadır: Deri altında şişlik, asimetrik kabarıklık, düzensiz sınırlı cilt koyulaşması ya da kalınlaşması, değişen bağırsak ve idrar alışkanlıkları, yutma güçlüğü, mide bulantısı, kusma, önlenemeyen öksürük, ses kısıklığı, kanlı öksürük, sürekli çok yüksek olmayan ateş, idrar, dışkı ya da anüste kan, iyileşmeyen yaralar, geçmeyen ve tekrarlayan enfeksiyonlar, ağrı, akıntı ya da vajinal kanama, kilo ve iştah kaybı, alışılagelmedik yorgunluk ve baş ağrısı. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanser çeşitlerine göre risk faktörleri değişmektedir. Aşırı güneşe maruz kalma ve yanıklar, erken yaşta cinsel ilişki yaşama ve birden fazla eşlilik, sigara, hava kirliliği, toksinlere maruz kalma, ağır metaller, radyasyon, petrol ürünleri, fazla klorlu su, böcek ilaçları, genetik yapı, alkol, yüksek insülin düzeyi, doymuş yağlar, beslenme, gıda katkıları, egzersiz eksikliği, şişmanlık, stres, bağışıklığın zayıflığı, hormonlar gibi pek çok neden değişik kanser çeşitleri için risk oluşturmaktadır.Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanser tedavisi mevcut kanserin bölgesi, safhası ve daha bir çok faktöre göre değişmektedir. Kemoterapi (ilaç tedavisi), radyoterapi (ışın tedavisi), cerrahi, hormonal tedavi başta olmak üzere pek çok seçenek bulunmaktadır. Kanserin teşhisi için kullanılan tarama testleri de farklılıklar göstermektedir. Meme kanseri için elle kontrol, mamografi ve termografi, rektal muayene, rahim ağzı kanseri için pap testi, prostat için psa testi, cilt testleri, testis muayenesi gibi değişik yöntemler mevcuttur. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Yaşam değerleri ile beslenme alışkanlıkları kanser riskini azaltmaktadır. Beslenmede günlük 25-30 gram lif alımı, günlük 2 tatlı kaşığı keten tohumu kullanımı, balık tüketimi, fasulye, baklagiller, sağlıklı yağlar, yeşil çay, arıtılmış su, brokoli, lahana, domates, sarımsak, soğan, havuç, kırmızı biber, zencefil, biberiye, kekik, şeftali, elma, ıspanak, çilek, kereviz, armut, kiraz, patates, yeşil biber, kızılcık, yoğurt, soya önerilen besinlerdir. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Yağlı süt ürünleri, işlenmiş gıdalar, çerezler, trans yağlar, kızartmalar, katkı maddeleri, kömürleşmiş etler, alkol, şarküteri ürünleri, şeker, nişasta tüketimleri ise sınırlandırılması gereken beslenme alışkanlıklarıdır. Bu yazi saglikal.com sitesi için hazirlanmistir.

Kanserden korunmak için yaşam tarzında değişiklikler yapılması şarttır. Düzenli egzersiz yapılmalı, sigara içmemeli ve içilen yerlerde bulunulmamalıdır. Stres yönetilmelidir. İçilen suyun arıtılmış olmasına, yumuşak plastik kaplarda su ve yemek saklanmamasına dikkat edilmelidir. Yaşanılan alanların zeminleri plastikle kaplanmamalıdır. Yemekler çelik tencerelerde pişirilmelidir. Bahçelerde yabancı ot kontrolü doğal yöntemlerle yapılmalı ve ilaç sıkılmamalıdır. Güneşten korunmak için şapka, güneş gözlüğü kullanılması ve koruma faktörü yüksek bir ürünü dışarıya çıkmadan önce mutlaka sürülmesi gerekir.

One Response to “Kanser Nedir?”

  1. exhorder Says:

    kanser hücre bozukluğundan meydana geldiği için kendisini iyi gizleyip süratle yayılan bir hastalıktır. bir laf var; “kanserden korunmanın en iyi yolu, ona yakalanmamaktır” diye. çok doğru aslında, kemoterapi felan tedavi değil, kanserden çok daha sancılı bir kimyasaldan ibaret. ilerleyen dönemlerde moleküler biyolojinin gelişmesi ile tedavisi belki bulunacaktır.


Yorum Yaz