Kan Bağışı

Tıp alanındaki hızlı gelişmelere rağmen, kanın yerini tam anlamı ile tutacak bir kaynak bulunamamıştır. Ayrıca kanın klinik kullanım alanları çeşitlenmekte ve her geçen gün artmaktadır. Böylece kan, tek kaynağı insan olan yaşamsal bir ilaç olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle, kan ihtiyacı ve kan bağışı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Güvenli kan naklinin temeli de güvenli bağışçıya dayanmaktadır.

Geçmişten günümüze doğru kan bağışçısı ve kan güvenliği göz önüne alındığında gönüllü, sürekli ve sorumlu kan bağışçısından alınan kanların mikrobiyolojik açıdan en üst güvenilirlik seviyesinde olduğu bilimsel çalışmalarla ispat edilmiştir. Ayrıca gelişmiş tarama yöntemlerinin kullanılması sayesinde, kan nakli mikrobiyolojik açıdan geçmişe göre çok daha güvenli bir hale gelmiştir. Ancak yine de çeşitli nedenlerle kan yolu ile bulaşan hastalıkların % 100 tespiti halen mümkün değildir. Bu nedenle bilinçli, sorumlu ve güvenli kan bağışçısı çok önemlidir.

Sosyolojik olarak, gönüllü kan bağışı geçmişte olduğu gibi, günümüzde de altruism yani erdemli olmak adına yapılan soylu bir davranış biçimi olarak ele alınmaktadır. Kan, tek kaynağı insan olan yaşamsal bir ilaç olması nedeni ile toplumdaki insanlar, kan konusunda mutlaka birbirine ihtiyaç duymaktadırlar. Kan bağışı isimsizlik, gönüllülük, karşılıksızlık ve empati ilkelerine dayanan erdemli bir davranıştır.

Dünya Sağlık Örgütü’nün, son tanımlamasına göre gönüllü kan bağışçısı kan veya kan bileşenlerini hiçbir parasal ve kolaylıkla paraya dönüştürülen maddi karşılık beklemeksizin bağışlayan kişidir. Kan Bankacılığı konusunda ulaşılması gereken temel hedef (Ulusal Kan Politikası) ülkemizdeki ihtiyaç sahibi tüm hastalara gerektiğinde, gereken miktarda, güvenilir kan ve kan ürününü en kısa sürede ve en uygun fiyatla temin etmektir. Bu uygulama sırasında hasta yakınlarından çok özel durumlar dışında kesinlikle bağışçı bulması talep edilmemeli, gerekli kan gönüllü bağışçılardan hiçbir parasal karşılık ödenmeden temin edilmelidir. Çok güç bir iş olmasına karşın diğer gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de hedefin bu olması gerekmektedir.

Kan bağışçıları genel olarak 3 grupta toplanır. Maddi karşılıkla kan veren ticari bağışçılar, çevrelerine ya da ailelerine kan veren replasman bağışçıları ve hiç bir karşılık beklemeden ya da sosyal bağı olmayan gönüllü bağışçılardır.

Para karşılığı kan veren ve bunu bir kazanç kapısı gibi gören bağışçılar en tehlikelileridir. Nakille geçen hastalıklar bakımından en yüksek oran bu grup bağışçılar arasındadır. Aile ve arkadaş çevresinden kan verenlerde de bağışçı seçim için yapılan sorgulama formlarındaki sorulara doğru bilgi vermemek eğilimi vardır. Her ne kadar para karşılığı kanını satan bağışçılardan daha iyi olsalar da karşılıksız gönüllü bağışçılara göre daha yüksek oranda kanla bulaşan enfeksiyon riski taşırlar. Diğer taraftan bu grup bağışçıların sağlıklı ve risksiz olanlarının, ileride karşılıksız ve gönüllü bağışçı olma potansiyelleri yüksektir. Bunlar bağışçı kazanımı için çalışılacak uygun bir gruptur. Daha öncede belirtildiği gibi karşılıksız, gönüllü bağışçılar en güvenilir bağışçılardır.

Yorum Yaz