GEBELİKTE CİNSEL YAŞAM


Gebelik ve doğum sonu dönemde meydana gelen fiziksel ve duygusal değişiklikler nedeniyle çiftlerin cinsel yaşamları etkilenebilmektedir. Bu değişiklikler gebeliğin her üç aylık döneminde görülebilir. Çünkü gebelik çeşitli fiziksel ve duygusal değişikliklerin meydana geldiği bir dönemdir. Bu dönemde anne ve baba adayları cinsel açıdan stres altındadırlar.

İlk üç aylık dönemde; anne adayında gebeliğe bağlı fiziksel rahatsızlıklar nedeniyle cinsel istek ve cinsel ilişki sıklığında azalma görülür. Cinsel isteğin azalması gebelik rahatsızlıklarının şiddeti ile ilişkilidir. Salgılarda artma, fiziksel ve görünümle ilgili sorunlar fiziksel hareketliliği sınırlayabilir. Bazı anne adayları eşlerinin normal vücut ve nefes kokularına bile dayanamayabilirler. Bebeğe zarar verme ve düşük yapma korkusu cinsel isteği etkiler. Ancak doğum kontrolüne gerek olmadığından cinsel istek artabilir.

Cinsel aktivite için en uygun zaman ise ikinci üç aylık dönemdir. İlk üç aydaki şikayetlerden kurtulan ve duygusal olarak hamileliğe uyum gösteren anne adaylarında cinsel ilişkiye ilgi artar. Baba adaylarının bazıları ise bebeğe zarar vermekten çekinir ve bebeğin cinsel ilişki esnasında hareketlenmesini bebeğin durumu algıladığı düşüncesine kapılabilir.

Altıncı aya kadar azalan fiziksel yakınmalar son üç aylık dönemde döl yatağının genişlemesi ile tekrar gündeme gelebilir. Cinsel ilişki sırasında döl yatağı kasılmaları ile birlikte, beklenen doğum tarihinin yaklaşması, enfeksiyon gelişme korkusu ve doğumda ağrı duyma korkusu ayrıca, ilk gebeliği olan kadının bilinmeyene karşı duyduğu korku, isteğin azalması ile birlikte anne adayının cinselliği ikinci plana atmasında etkilidir. Herhangi bir düşük veya erken doğum olasılığı varsa cinsel birleşmeden kaçınılmalıdır.

Sağlıklı gebelerde ise; cinsel ilişkinin gebeliğin son 4 haftasına kadar genellikle zararsız olduğu kabul edilmektedir. Gebelikte cinsel ilişkiyle ilgili inanışlarda kültürel farklılıklar vardır. Anne ve baba adaylarında birleşme sonucu bebeğin zarar görebileceği korkusu olabilir. Sağlık profesyonelleri, gebelikte birleşmenin sakıncalı olabileceğine ilişkin kanıt yoksa bireylerin bu korkularını gerekli açıklamalarla gidermelidirler. Gebede amniyo kesesinde yırtılma varlığı ya da eşin cinsel yolla bulaşan hastalık taşıyıcısı olması durumunda amniyoenfeksiyonu riski çok artacağı için birleşme yasaklanmalıdır.

Yorum Yaz