Gebelik ve Anemi

anemicGebelik fizyolojik bir olaydır. Ancak hızla büyüyen fetüs ve plasenta nedeniyle gebe kadında önemli değişiklikler olmaktadır. Gebelikte karşılaşılan hematolojik değişiklikler normal beklenen değişimler olabileceği gibi beslenme, alışkanlıklar, çevresel koşullar, kadının gebelik sayısı vb. faktörler de durumu etkileyebilmektedir.

Gebelikte demir ihtiyacı arttığından dolayı kolaylıkla anemi gelişebilir ve demir depoları yetersiz kalabilir. Gebelik başında anemik olmayan gebeliğinde ve doğumdan sonra demir verilmeyen olguların demir depolarının doğumdan iki yıl sonra normale döndüğü saptanmıştır.

Normal bir gebeliğin seyri sırasında kan volümü %47 ve eritrosit miktarı %17 artar. Bunun sonucunda hemodilüsyon meydana gelir. Hemodilüsyon 22-34. haftalarda maksimum düzeye ulaşır. Bu dilüsyonel anemi gebeliğin fizyolojik anemisi olarak kabul edilir. Bu dönemde demir ve folat azalması olmadığı halde, Hb ve Hct değerleri düşer. Dünya Sağlık Örgütüne göre gebelikte anemi; gebeliğin herhangi bir döneminde Hb seviyesinin 11g/dL’nin altında olmasıdır.

Gebelikte Hb değeri değişkendir ve 2. trimesterde en düşük seviyelerine ulaşır. Bu yüzden CDC (Centers for Disease Control) 1980 yılında gebelerde anemiyi 1. ve 3. trimesterde 11,0g/dL’nin altı ve 2. trimesterde 10,5g/dL’nin altı olarak tanımlamıştır. Gebelik ayı ilerledikçe Hct değerleri düşmektedir. Gebelik ayı trimester olarak (1., 2. ve 3.) gruplandırıldığında; ortalama Hct değeri en yüksek 1. trimesterde, en düşük 2. trimesterdedir.

Gebelikteki aneminin başlıca nedenleri kanın incelmesi, negatif demir balansı ve fetusa demir transferidir. En sık sebebi ise beslenmeyle ilgili eksikliktir.

Gebelikte Aneminin Sınıflandırılması

Klinik anemi yok: Hb > 11g/dL, solukluk yok.
Orta şiddette anemi: Hb 7-11g/dL veya avuç içi veya konjuktiva’da solukluk.
Ciddi anemi: Hb < 7g/dL ve/veya avuç içi veya konjuktiva’larda ciddi solukluk, soluklukla birlikte aşağıdakilerden en az biri; • Çabuk yorulma, • İstirahatte nefes darlığı olması, • dakikada >30 solunum sayısı.

Gebelikte Anemi Nedenleri

Gebelikteki anemi 2 nedene bağlı olarak gelişebilir;
1) Demir gereksiniminin artması
Gebelikte fetüsün gereksinimleri ve kan hacminin artması nedeniyle demir tüketimi artmaktadır. Gebelikte özellikle 2. ve 3. trimesterde demir emilimi arttığı halde diyetle alınan demir gereksinimi karşılamaya yetmez; bu nedenle demir desteği gereklidir.

2) Demir depolarının yetersiz olması

*Yetersiz beslenme düzeyi,
*Sık doğumlar ve düşükler,
*Sık enfeksiyonlar ve özellikle parazit hastalıklar (Ancylostoma Duedonal, Necator Americans, Plasmodium Malaria) nedeniyle demir depoları boşalmış veya düşük düzeydedir,
*Barsaklarda emilim bozukluğu,
*Gelenek ve görenekler nedeniyle yanlış tutum ve davranışlar demir depolarının yetersiz olma nedenleridir.

Aneminin Getireceği Riskler

Gebelikte oluşan anemi hem anne sağlığını hem de bebeğin sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir.

Anne İçin Riskler: Demir Eksikliği anemisi belirti vermeyebilir. Ancak; Doğum sırasında minimal bir kan kaybını bile anemik gebeler tolere edemezler. Anne ölüm hızının yüksek olduğu ülkelerde anemi, anne ölümlerinin en önemli
sebeplerinden birisidir. Gebelikte hipertansiyon riskleri artmıştır. Doğumdan sonra epizyotomi ya da insizyonun iyileşmesi gecikebilir. Ayrıca, anemik zeminde enfeksiyonlar daha sık gelişmekte ve hastalıkların seyri de daha kötü olmaktadır.

Fetus ve Yenidoğan için Riskler:
*Düşük doğum ağırlığı,
*Prematürite,
*Perinatal ve neonatal ölümler,

Yorum Yaz