Anne Sütü Ve Emzirme

anne sutu
Emzirmenin anne ve bebek sağlığı açısından önemi çok büyüktür. Emzirme doğum sonrası kanamaları önler. Over, meme kanseri ve osteoporoz riskini azaltır. Anne-bebek bağının oluşmasını sağlar. Emzirme esnasında yükselen prolaktin düzeyi hem overler hem de hipotalamus üzerine etki ederek yumurtalığın işlevini engellemektedir. Emzirmenin yeterli planlama metodu olması için bazı şartların mevcudiyeti gerekmektedir. Bebek altı aydan küçük olmalı, anne amenoreik olmamalı, bebek sık emzirilmeli(6–10 kez) ve ek besin almamalıdır.Bu şartlardan birine uyulmadığı durumda koruyuculuk ortadan kalkar. Bu yüzden doğumdan sonra en geç altıncı haftaya kada gebelikten korunma yöntemi uygulanmasına başlanmalıdır.

Emzirme maddi olarak aile bütçesine katkısı ve uygulama basitliğine sahiptir. Anne sütü yenidoğanın gelişimi için yeterlidir ve besin değeri bakımından tüm gıdalardan üstündür. Anne sütü bebekle anne arasındaki duygusal bağı artırır, bebeğin beyin gelişimi için gerekli olan esansiyel yağ asitleri ve A vitaminini içerir, bebeğin immün sistemini güçlendirir. Ayrıca anne sütünün fizyolojik sarılığı daha çabuk iyileştirdiği ve demir eksikliği anemisini önlediği belirtilmektedir.

Günümüzde öncelikle gelişmekte olan ülkelerde, ilk bir yılında birçok bebek yetersiz ve dengesiz beslenme nedeniyle oluşan hastalıklar neticesinde kaybedilmektedir. Bu hastalıkların çoğu anne sütü ile beslenme ile tedavi edilebilmekte ya da önlenmektedir.
Anneler yeterli ve doğru emzirebilmesi, emzirmenin önemini anlaması, teknikleri öğrenmeli, tutuş, emzirme sıklığı konusunda bilinçlendirilmesi şarttır.

Doğru emzirmenin gerçekleşmesi, annenin bebeğini memeye tutuşu ve bebeğin memeye yerleşmesinin doğru olması, yeterli uzunlukta ve sıklıkta olması ile mümkündür. Anne bebeğini oturarak veya yatarak emzirebilir. Doğru olan annenin hangi konumda rahat hissediyorsa o konumda emzirmesidir. Konum ne olursa olsun şu noktalara dikkat edilmelidir. Bebeğin başı ve vucudu düz bir hatta olmalı, yüz memeye bakmalı, burun meme ucunun karşısına gelmeli, bedeni anneye yakın olmalıdır. Bebek memeye tutulurken göğüsteki aerola yani kahverengi halkanın çeneye yakın olan kısmı, üstte kalan kısma oranla ağza daha fazla girmelidir. Alt çene memeye değmeli, bebeğin yanakları dolgun olmalı, bebek ahenkle ve yavaş emmeli, yutkunma sesleri duyulmalıdır.
Geç besleme, emzik ve biberon kullanmak, bebeğin küçük ve zayıf olması, meme ucunun esnekliğinin olmaması, süt kanallarında tıkanma, annenin deneyimsizliği meme başı yerleştirme sorunlarına neden olabilir. Memeye yerleşme sağlanmadığı durumlarda ise bebeğin doymaması, memeyi kabul etmemesi, kilo almaması, memede çatlak ve gerginlik, sütün tamamen boşalmaması nedeniyle göğüs sorunları oluşabilir.

Emzirme başındaki ve sonundaki süt ortalardakine oranla daha zengindir. Bu yüzden emzirme asgari 10 dakika olmalıdır. Emzirmenin bitirilmesinde bebeğin memeyi bırakmasına uyulmalıdır. Ancak bebek memeyi bırakmıyorsa da emzirme süresi yarım saati aşmamalıdır. Önsüt ve son sütten faydalanamayan bebek kilo almaz ve annenin göğüslerinde sorunlar oluşur. Emzirme belli saatlerde sınırlanmamalı bebeğin isteği dikkate alınmalıdır. Emme hareketi, eli ağzına götürmesi ve gerinmesi emmeye hazır olduğunun işaretidir. Ağlama ile emzirmeye başlamak geç bir zamanlamadır. Bebeğin günde 5-8 kez idrar yapması ve aylık ortalama 500 gram kazanması anne sütünün yeterli olduğunun göstergesidir.

Yorum Yaz