Anemi

Kandaki hemoglobin miktarının, hastanın yaş ve cinsiyeti için belirtilen standart değerlerin altında olması halidir.

Çoğu kez hemoglobindeki azalma eritrosit sayısındaki azalma ile birlikte ise de; bazen demir eksikliği anemisinde olduğu gibi hemoglobin azaldığı halde eritrosit sayısı normal kalabilir.

Demir eksikliği: Vücuttaki demir miktarının normalden daha az olması durumudur.

Demir deplesyonu: Demir eksikliğinin en erken dönemidir. Bu evrede vücutta depolanan demir azalmış ya da tükenmiştir. Buna karşın demir konsantrasyonu ve kan hemoglobin seviyesi normaldir.

Anemi olmadan demir eksikliği: Azalmış veya tükenmiş depo demiri, genellikle düşük serum demir konsantrasyonu ve doyma yüzdesinin düşüklüğü ile karakterizedir.

Demir eksikliği anemisi: Azalmış ya da tükenmiş demir depoları, düşük serum demir düzeyi, düşük doyma yüzdesi , düşük hemoglobin konsantrasyonu ve kan hücrelerinin düşük değeri ile belirgindir. Nadiren depo demiri azalması olmadan demir eksikliği anemisi oluşabilir.

Demir eksikliği anemisi dünyada en fazla karşılaşılan anemi biçimidir. Tüm yaş ve ekonomik durum grubunda görülür ancak çocuk,genç, fakir diyetle beslenen, doğurgan kadınlarda daha fazla görülür. Kadınların yarısı ve hamilelerinin tamamında başlamamış olmasına rağmen demir eksikliği riski vardır.

Beslenmede demire az yer verilmesi, vucudun demir emilimini yapmaması, kan kaybı, hamilelik ve bebek emzirme dönemlerinde demirin bebeğe aktarılması gibi nedenlerle oluşur.

Demir eksikliği anemisinin patogenezinde başlıca üç faktör rol oynar:
1. Fizyolojik olarak artan demir ihtiyacı
2. Kanamalara bağlı kan kaybı
3. Yetersiz demir alımı(18)

Yorum Yaz