Aldatma Nedenleri
Eki 6, 2009 Cinsel yaşam, İnsan Psikolojisi
Aldatma konusundaki birçok araştırma, aldatmanın yordanması ve aldatmayla özdeşleşen risk faktörleri üzerine odaklanmaktadır. Aldatma durumu pek çok faktöre bağlanmıştır. Bunlar, evlilik dışı ilişkilerin duygusal-cinsel doğası; gizli ya da görüş birliği içinde yaşanılan evlilik dışı ilişkiler; evlilik dışı ilişkilerin nedenleri, sonuçları ve detayları; evlilik dışı ilişkilerde kişisel sorumluluk ve bu tür ilişkilerin
aldatılan tarafa etkileri olarak özetlenebilir.
Cinsiyet evlilik dışı ilişkilerin araştırılmasında önemli bir değişkendir. Genel olarak erkekler kadınlara oranla daha fazla evlilik dışı ilişki yaşamaktadır.
Evlilik dışı ilişkilerin nedenlerine bakıldığında cinsiyet farkı dikkat çekmektedir. Aldatmanın erkeklerde ve kadınlarda ortaya çıkış nedenlerinin farklı olduğu görülmektedir.
Peki erkekler niye aldatır? İlişkilerinin hayal ettikleri gibi gitmemesi, yenilik arama, egolarını tatmin etme, çevrelerinde ciddi bir ilişki istemeyen kadınların varlığı, hissedecekleri anlık tatmin duygusuna yenilme, intikam duygusu ile aldatabildiği görülmüştür.
Kadınların aldatması da sanılanın aksine yeni bir olgu değildir; fakat daha az konu ulan bir durum olduğu açıktır. Peki kadınlar niye aldatır? Kendine güvenlerini arttırma isteği, duygusal olarak ihmal edildiklerini düşünme, heyecan arayışı, romantizm ihtiyaçlarını karşılama isteği, eşlerinden ya da partnerlerinden daha zengin ve statü sahibi biriyle beraber olmak arzusu, cinsel tatminsizlik ve hiç bitmeyen ev işlerinin ve sorumlulukların yükünden kurtulma isteği ile kadınlar aldatabilir . Kadınların aldatma motivasyonu yakınlık ihtiyacından kaynaklanırken, erkeklerin aldatma davranışlarının rastlantısal olduğu cinsiyete göre aldatmanın nedenlerinin genel bir açıklamasıdır.
Evlilik dışı ilişki ile ilgili en yaygın kabul gören yüklemelerden biri evliliklerdeki
mutsuzluk ve çatışmalardır. Çok eşlilik literatüründe doyum ve evlilik dışı ilişki arasındaki bağlantı sıkça çalışılmış bir konu olmasına karşın, yapılan çalışmalar evlilikteki doyumsuzluğun ilişkiler üzerindeki etkisini ne tam olarak desteklemekte ne de reddetmektedir . Evlendikten birkaç sene sonra ayrılmayı ya da boşanmayı düşünen bireylerin bu düşünceleri, olasılıkla dışarıdan gelen etkiler veya dış
kaynakların oluşması ya da ilişkideki doyum duygusunun azalması sonucunda ortaya çıkmıştır. Bireyler mutlu, doyumlu ve eşit ilişkide olsalar da, çekici alternatiflerle karşılaşabilirler ş. Doyumsuzluk düzeyi arttıkça ilişkide beklentiler, seçenekler (alternatifler) ve sınırlılıklar önemli bir rol oynamaya başlamaktadır. Doyum ve seçenekler arasındaki ilişki bir ilişkinin devam edip etmemesi konusunda önemli bir role sahiptir. Bir bireyin halen yaşadığı ilişkiden elde ettiği
sonuçları değerlendirebilmesi için karşılaştırma düzeyi ve seçenekler için karşılatırma düzeyi olmak üzere iki standardı bulunmaktadır. Karşılaştırma düzeyi, bireysel yaşantılar ve gözlemlere bağlı olarak, bir ilişki türü için doyum-doyumsuzluk boyutundaki nötr noktadır. Seçenekler için karşılaştırma düzeyi ise bireyin mevcut ilişkilerini, olası başka bireylerle yaşaması durumunda elde edeceği
doyuma ilişkin tahminlerinin orta noktasıdır. Bu nedenle, ilişkiden elde edilen sonuç bu iki standardın üstündeyse doyumlu ve istikrarlı; her iki standardın altında ise doyumsuz ve istikrarsız olarak değerlendirilecektir. Sonuç, karşılaştırma düzeyinin üstünde ama seçenekler için karşılaştırma düzeyinin altında ise evlilik doyumlu ancak istikrarsız; sonuç karşılaştırma düzeyinin altında ama seçenekler için karşılaştırma düzeyinin üstünde ise evlilik istikrarlı ama doyumsuz olarak algılanmaktadır
Kişilerarası ilişkiler, ödül-bedel mübadelesine dayanır ve insanlar, ödülü (haz ve doyum) yüksek, bedeli (bireyin performansını ketlemeye yönelik faktörler) düşük ilişkileri tercih ederler. Ödül ve bedel arasındaki fark, pozitif olduğunda birey ilişkiyi sürdürme, negatif olduğunda ilişkiyi değiştirme veya sonlandırma eğilimi gösterecektir. İlişkide algılanan eşitlik de, kişilerin evlilik dışı ilişkiler yaşamasında açıklayıcıdır.
Çoğu kadın ilişkilerinde ev işlerinin eşitsiz dağıldığını düşünmektedir. Fakat bu kadınlar bunun sosyal bir gerçeklik olduğunu kabul etme eğiliminde olduklarından evliliklerinin gidişatını etkilemesine izin vermemektedirlerlerdir. Aynı zamanda işlerini herhangi bir şekilde kaybeden kadınların evlilik doyumlarının arttışı ve zamanla evlilikte yaşanan çatışmaların azaldığı görülmüştür. Bir ilişkideki eşitsizlik, ilişki doyumsuzluğunun artmasına neden olabilir. Bu nedenle başka bir ilişki yaşanmasına katkı sağlar. Başka bir ilişki yaşamak, eşitsiz giden bir ilişkide bu
durumu hisseden partnerin eşitliği sağlama çabasıdır. Kadın ya da erkek iliğkide eğitliği yakalamak için pek çok başarısız teşebbüsten sonra ortamı terk etme ya da ilişkiyi bitirme aşamasında olabilir. Bu nedenle kaybedeceği çok az şey vardır ve önündeki seçenekleri araştırarak yeni kazanımlar elde edebilir. İlişkide eşitsizlik strese neden olur, bu eşitsizliği gidermenin bir yolu gerçek değişiklikler yapmaktır. Örneğin; kendi davranışlarını değiştirmek ya da partnerini davranışlarını değiştirmesi konusunda ikna etmek gibi. Yakın bir ilişkide değişiklik yapılabilecek pek çok alan vardır. Fiziksel görünüm, aşkın ve sevginin ifade ediliş
tarzı, paranın kazanılışı ve harcanışı, ev işleri ve cinsellik değişiklik yapılabilecek alanlar arasında sayılabilir.
İlişkiye yapılan yatırımların da evlilik dışı ilişki yaşama üzerinde etkilerinden söz edilebilir. Flörtün ya da cinsel partnerin yatırım statüsünün, bireyin başka biriyle romantik ya da cinsel ilişkiye girmesinde gerçek bir engel olduğu bulunmuştur
Aldatmada etkili olan bir başka faktör de cinsellik deneyimi ve aldatmaya yönelik
tutumlarla ilgilidir. Cinsellikle daha fazla ilgilenen kişilerin partnerlerini daha çok aldattığı saptanmıştır. Daha az izin verici değerlere sahip kişilerin ise, aldatma davranışını daha az gösterdikleri bulunmuştur. Daha önceki cinsel deneyimlerin fazlalığı aldatma ile pozitif ilişki içerisindedir. Birlikte yaşayan çiftlerin evlilere oranla daha fazla aldatma davranışı içine görülmüştür.
Aldatmada farklı bir boyut da alkol ve madde kullanımıdır. Aldatan erkeklerin problemli düzeylerde alkol ve uyuşturucu kullandığı saplanmıştır. Bu durum, onları
aldatmaya iten nedenlerden biri olarak da düşünülebilir. Kadınlarda ise madde kullanımı aldatmayı etkileyen faktörlerden biri değildir.
İlgili Yazılar:
- Erken YaÅŸta Cinsellik ve GetirdiÄŸi
- ÅžiÅŸmanlığın Nedenleri 2 – Beslenme Alışkanlıkları
- Erken Boşalmanın Nedenleri
Tags: aldatma nedenleri, aldatma sebepleri, eşler arası eşitsizlik, evlilikte aldatma, evlilikte sadakatsizlik
Kasım 28th, 2009 at 20:39
slm bu güzel paylaşımdan dolayı teşekür ederim insanların psikolojisi davranışları giderek niye değişiyor yaklaşımlar farklılaşıyor acaba saygılar bye
Aralık 11th, 2009 at 18:29
slm ben 36 yaşındayım sağlıklıyım erken boşalma için antideprasan(LUSTRAL) ilacı kulanıyorum faydalıda oluyor ayda 2 kez alıyorum süper oluyor tamamıyla kontrolümde oluyor.KULLANMAMDA SAKINCASI VARMI BU KONUDA BANA YARDIMCI OLUN LÜTFEN.CEVAP BEKLİYORUM ilaç olarak başka öneriniz varmı veya şifalı otlar.