Kanser ve Sigara
Tem 30, 2010 Genel
Dünya genelindeki ölüm nedenlerinin içinde birinci sırayı AkciÄŸer kanseri almaktadır. Erkeklerde ikinci, kadınlarda ise üçüncü sırada görülen bir tümördür. Tüm kanser ölümlerinin yüzde 18′i akciÄŸer kanseri nedeniyledir. AkciÄŸer kanseri görülme sıklığı kadınlarda erkeklere oranla daha hızlı artış göstermektedir. On yıllık bir dönemde erkeklerde %14,3 bir artışa karşılık, kadınlarda %81 artış olmuÅŸtur. Bu sonuçlarda sigara içme alışkanlıklarında deÄŸiÅŸmenin rolü olduÄŸu düşünülmektedir. Görülme sıklığı yaÅŸla artmaktadır.
Akciğer kanseri kanser ölümlerinde başlıca faktör olmaya devam etmektedir. Çoğunlukla sigara kullanımı ile ilişkili olmakla birlikte, akciğer kanserinin altında yatan genetik yatkınlık şüphesi üzerine de yoğunlaşılmıştır.
Tags: kanser, kanser ve sigara, sigara, sigaranın yol açtığı kanserler, sigaranın zararları
Gebeliği Riskli Hale Getiren Sağlık Sorunları
Tem 24, 2010 Kadın Sağlığı
Bazı anne adaylarında bulunan hastalık geçmişi gebeliği süresince, anne ve bebek sağlığını riske sokacak durumlara neden olabilir.
Bu hastalıkları sınıflamak gerekirse romatizma kökenli ya da doğuştan olan kalp hastalıkları, hipertansiyon, astım, kan pıhtılaşma sorunları gebeliğiriske sokan kalp ve damar hastalıklarıdır.
Tags: gebelik, hamilelikte tehlikeli hastalıklar, kronik hastalıklarda hamilelik
Fibromiyaljinin Belirtileri
Tem 18, 2010 Bağışıklık Sistemi, Sağlıklı Yaşam
Fibromiyalji hastalarının en önemli şikayeti ağrıdır. Eklemden ya da kemikten mi olduğu anlaşılamayan ve genellikle tüm vücuda yayılmış bir ağrı vardır. Sırt ve boyun bölgelerinden başlayarak tüm vucuda yayılır. Ağrı yanıcı, sızlayıcı ve simetriktir. Yani vucutta sağ, sol ve bel altı-üstündedir.
Ağrı gün içinde şiddetini değiştirir. Havanın soğumasu, nemlilik, çevre olayları, travmalar ve yorgunluk nedeni ile ağrı yön ve şiddet değiştirebilir. Hastanın tıbbi tedaviye başvurmasında ilk belirti bel ağrısıdır. Bunu diz, ayak, boyun, el ve kol, omuz, sırt, kalça ve son olarak göğüs ağrısı izlemektedir.
Hastalarda özellikle sabahları belirginleÅŸen bir tutukluk vardır. Bu duygu gün boyu devam edebilir. Tüm vucuda yayılır ancak hastanın faaliyetlerini etkilemez. Tutukluk diÄŸer ÅŸikayetler arttıkça artan bir belirti deÄŸildir. Devamı »
Tags: ağrı, belirti, eklenti, Fibromiyalji
Sezaryen Nedir
Tem 16, 2010 Kadın Sağlığı, Sağlıklı Yaşam
Sezaryen, karnın ön yüzeyi ve rahimde açılan kesilerle operasyonel olarak doÄŸum yapılmasıdır. Normal yolla doÄŸum yapmanın mümkün olmadığı koÅŸullarda ya da doÄŸum eyleminin hemen sonlandırılması gereken durumlarda uygulanması gereken sezaryen son yıllarda doÄŸum sancısı çekmek istemeyen anne adayları tarafından tercih edilir duruma gelmiÅŸtir. Devamı »
Meme Başı Ağrısının ve Çatlaklarının Önlenmesi
Tem 15, 2010 Kadın Sağlığı
Emzirmeye bağlı meme başı ağrısı ile çatlakların önlenmesi için pek çok öneri bulunmaktadır. Öncelikle emmenin hasar verici etkisini azaltmak için bebeğin doğru bir şekilde memeye yerleştirilmesi gerekir.
Bunun için bebeÄŸin sadece meme başını deÄŸil, etrafındaki areolanın 2,5-3 cm. kadarının da kavramasını saÄŸlamak gereklidir. Emzirme sırasında, bebeÄŸin aÄŸzının köşeleri ve dilinin deÄŸdiÄŸi bölgeler en çok baskı altında kalan kısımlardır. Bu nedenle aÄŸrıyı ve çatlağı önlemek için her emzirmede basınç noktalarını deÄŸiÅŸtirmek amacıyla farklı bir emzirme pozisyonu denenmelidir. Devamı »
Tags: çatlak, doğru emzirme, emzirme, meme başı, meme başı çatlağı
Diyabetin Risk Faktörleri
Tem 13, 2010 Genel sağlık
Diyabetin belirtileri çok çeşitli ve anlaşılması zor olduğu için, bu hastalığa yakalanma riskleri yüksek olan bireyleri tespit etmek oldukça önemlidir. Aşırı kilolu bireyler büyük çoğunlukla tip 2 diyabet riski taşımaktadırlar. Gerçekte de, bu hastalığa yakalanan bireylerin %60-90’ı aşırı kilolu bireylerdir. Kalıtım da bir başka risk faktörüdür. Tip 1 diyabette genellikle genetik hassasiyet hem anne, hem de babadan kalıtım yoluyla alınmaktadır. Bunun yanında soğuk havaya uzun süre maruz kalmak, virüsler, erken yaşta yapılan diyet de tip 1 diyabetin oluşmasına neden olabilir.
Yara İyileşmesini Etkileyen Fizyolojik Faktörler
Tem 12, 2010 Deri Hastalıkları, Genel sağlık
Bir vucudun özellikleri yaraların iyileşmesini olumlu ya da olumsuz yönde etkileyebilir.
Yara dudaklarının bir araya getirilmesi için aşırı kuvvet sarf ediliyorsa yara geriliminden bahsedilir. Cildin hareketli olduğu bölgelerdeki yaralar ve ciltte doku kaybının yoğun olduğu yaralarda buna eğilim özellikle fazladır. Bu mekanik gerilme ile dokuda kan akımı duracak, sıkı dikişlerden dolayı doku dış kısmından yırtılacak ve derin bölgelerde ölü doku alanları artacaktır. Hareketli bölgelerde yara alanı koruma ile sabitleştirilerek hareketliliği engellenebilir.
Tags: yara iyileşmesi, Yara İyileşmesini Etkileyen Fizyolojik Faktörler, yaralar neden iyileşmez
Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir?
Tem 9, 2010 İnsan Psikolojisi
Obsesif Kompulsif Bozukluk obsesyon ve kompulsiyonları içeren bir kaygı bozukluğudur. Zihinde tekrarlayan düşünce, dürtü veya imgeler obsesyon, obsesyonlar sonucu oluşan motor davranışlar ise kompulsiyon olarak nitelendirilmektedir.
Obsesyonlar istenmeyen, rahatsız edici, gerçek olmayan düşünce, duygu ve imgelerdir. Klinik anlamdaki obsesyon, herhangi birinin sevdiği birini ya da hayallerini tekrar tekrar düşünmesinden farklıdır. Obsesyonlar zihne zorla girer, kaygı uyandırır ve genellikle korkutucu imgeleri ya da agresif dürtüleri içerirler. En çok görülen obsesyon türleri mikrop ya da hastalık kapma korkusu, vücut salgılarından iğrenme, bir işi tam yapamamış olma düşüncesi, bir suç işleme ya da birine zarar verme korkusu, küfür etme ya da uygunsuz bir söz söyleme korkusu, dine uymayan ya da cinsel içerikli düşüncelerden korkmayı içerir.
Tags: el yıkama, kapı kontrol etme, kompulsiyon, Obsesif Kompulsif, Obsesif Kompulsif Bozukluk, Obsesif Kompulsif Bozukluk Nedir, obsesyon, takıntı