Kemoterapi Alan çocuklarda oral beslenme

Kemoterapi alan çocuklarda ağızdan verilen besin destekleri ve tüple beslenme için yaşa ve rahatsızlığın durumuna uygun formülle hazır besin destekleri bulunmaktadır. Hasta çocuklarda genellikle 1 mililitresi 1 kilokalori içeren formül kullanılır. Hazır şekilde bulunan bu beslenme sıvıları silikon tüpler ve pompalarla ev ya da hastane ortamında günün her saati çocuklara verilebilir. Sindirim sisteminden yapılan tüple besleme uygulamaları, ağızdan yapılan beslenmeye göre daha az maaliyetlidir.

Devamı »

Polenler ve Alerji

Polen, tohumlu bitkinin erkek üreme organının bir parçasıdır. Rüzgârla ve böcekle taşınan polenler olarak ayrılırlar. Rüzgârla taşınan polenler daha alerjiktir. Alerjenik polenler çayır, ağaç ve yabani ot polenleridir. Her bitkinde polenizasyon dönemi farklılıklar gösterir. İklim ve bölgenin bitki örtüsü gibi birçok değişkenden etkilenmekle beraber, ağaç polenleri şubat-nisan, çayır polenleri mayıs-temmuz, yabani otların polenleriyse ağustos-ekim ayları arasında polenizasyon yaparlar.

Devamı »

Eşler Arası Şiddetin Beden Sağlığına Etkileri

Yaralanma veya ölüm, kadın-erkek arasındaki şiddetin gözle görülebilen en çabuk sonucudur. Fakat kadın erkek arasındaki şiddetin daha geniş kapsamda sağlık ve sosyal problemlere yol açtığı bilinmektedir; kronik ağrı, depresyon, madde kötüye kullanımı, intihar ve artan fakirlik gibi. Ayrıca aile içindeki şiddet kültürel ve politik bozulmalara da neden olmaktadır.

Eşler arası şiddeti tıbbi, davranışsal ve psikolojik sonuçlar izleyecektir. Kadın ve erkek için şiddetin fiziksel ve psikolojik sonuçlarını karşılaştıran çalışmalar, kadınlar için sonuçların daha ciddi olduğunu ortaya koymuştur. Aile içi şiddetin veya eşler arası şiddetin tüm ülkelerde kadınlar için önemli bir hastalık veya ölüm sebebi olduğu bilinmektedir.

Devamı »

Kalp ve Damar Hastalıklarında Obezite

Hastalıklara neden olması ve ölüme sebebiyet vermesi nedeniyle obezite yani aşırı şişmanlık artık tıpta bir rahatsızlık olarak kabul edilmektedir. Obezite ikl olarak metabolizmanın bozulmasına ve hormonlarda dengesizliğe neden olur. Tedavi yoluna gidilmediği takdirde belirti vermeyen metabolizma değişiklikleri yüksek tansiyon, kanda bulunan yağın artması ve şekerhastalığı gibi sonuçlara varır. Obezite ölçüsü için kullanılan ölçek beden kitle indeksidir. Kitle indeksi 18,5 normal, 25 fazla kilolu, 30 şişman ve 40 aşırı obez olarak sınıflandırılmaktadır. Beden kitle indeksinde bir derecelik artma koroner kalp hastalığı riskini %5 arttırmaktadır. Diyabet hastalarının pek çoğu aşırı şişmandır. Bu hastaların toplam yüzde 70’i fazla kilo ve obezlik sınırında yaşamaktadırlar. Obezite tedavisi sürdüğü takdirde metabolizmanın sorunları da artarak büyümektedir.

Devamı »

Yanıklarda Enfeksiyon

Isının vücuda verdiği hasar, bir çok vücut fonksiyonunu bozmakta ve yanık yaralarında mikrobik gelişmelere olanak sağlamaktadır. Tedavide antimikrobiyal ilaçlar kullanılmasına karşın bulaşma ve yayılma kaçınılmaz olmaktadır. Enfeksiyon yani mikrop kapma yanık yaralarında oluşan en ciddi durumdur. Yanıktan kısa süre sonra kıl kökleri ve ter bezlerinde hızla mikroorganizmalar çoğalır. Yanık yarasından bir hafta sonra 1 gr. yarada 105-107 civarında psödomonas tipi bakteri bulunmasına yanık yarası sepsisi (kana iltihap bulaşması) denir. Mikroplar hızla yayılarak lenf kanallarını işgal eder ve tüm dokulara yayılarak kanda iltihap oranını arttırırlar. Yanığa bağlı can kayıpları genellikle yanık yarası sepsisi yüzünden olur.

Devamı »

Kırıklı Hastalarda Bakım

Kırığın tedavisinde değişik yöntemlerin uygulanması ve bu yöntemlerin her birinin bakımına farklı sorumluluklar getirmesinin yanı sıra, tedavi süresinin uzun olması ve çoğunlukla hastaların yatağa bağımlı kalmaları, yoğun bir bakımı gerektirmektedir.

Kırığı olan hastada bakımda dikkat edilecek noktalar şunlardır;

1) Kırığın iyileşmesinde önemli yeri olan hastanın beslenmesine özen gösterilir.

2) Hastanın, proteinden zengin süt, yumurta, kalsiyum içeren yeşil sebzeler ve D vitamini içeren hayvansal yağlardan zengin bir diyet ile beslenmesi ve yara iyileşmesini olumlu yönde etkileyen C vitamini alması sağlanmalıdır. Uzun süre hareketsizlik nedeniyle meydana gelebilecek böbrek taşı oluşumunu önlemek için
hastaya bol miktarda sıvı verilir.

Devamı »

Kan Bağışı

Tıp alanındaki hızlı gelişmelere rağmen, kanın yerini tam anlamı ile tutacak bir kaynak bulunamamıştır. Ayrıca kanın klinik kullanım alanları çeşitlenmekte ve her geçen gün artmaktadır. Böylece kan, tek kaynağı insan olan yaşamsal bir ilaç olma özelliğini korumaktadır. Bu nedenle, kan ihtiyacı ve kan bağışı konusunda toplumun bilinçlendirilmesi çok önemlidir. Güvenli kan naklinin temeli de güvenli bağışçıya dayanmaktadır.

Geçmişten günümüze doğru kan bağışçısı ve kan güvenliği göz önüne alındığında gönüllü, sürekli ve sorumlu kan bağışçısından alınan kanların mikrobiyolojik açıdan en üst güvenilirlik seviyesinde olduğu bilimsel çalışmalarla ispat edilmiştir. Ayrıca gelişmiş tarama yöntemlerinin kullanılması sayesinde, kan nakli mikrobiyolojik açıdan geçmişe göre çok daha güvenli bir hale gelmiştir. Ancak yine de çeşitli nedenlerle kan yolu ile bulaşan hastalıkların % 100 tespiti halen mümkün değildir. Bu nedenle bilinçli, sorumlu ve güvenli kan bağışçısı çok önemlidir.

Devamı »

Yaşlılıkta Enerji ve Besin Öğeleri Gereksinimi -III-

Yaşlılarda susama hissi azalmaktadır. Bu nedenle yeterli sıvı tüketimi olmaz. Bu durum böbreklerin idrar üretme yeteneğini kısıtlar, ilaç kullanımının da etkisi ile sık idrara çıkılıp, az tüketimle vucutta su tutulmaz ve vucudun sıvı dengesi bozulur. Yaşlılarda önerilen günlük su tüketimi 8-10 bardaktır. Susama hissedilmese bile yaşlılar bu miktarı tüketmelidir. Tüketim böbrekleri sağlıklı tutar, kabızlığı önler. Yeterli miktarda sıvı alınması sindirimi de kolaylaştırmaktadır. Yaşlılar sıvı tüketiminde artan alkol tüketimine yoğunlaşabilirler. Yaşlılığın getirdiği ağrıları hafifletmek, uyku sorunları ile daha kolay mücadele etmek, sıkıntılarını gidermek için su tüketimi yerine alkole yönelebilirler.

Devamı »