İşitme Engeli ve Sınıflandırılması

isitme engeliİşitme engeli tanımı medikal bir durum olarak değerlendirilip, o perspektiften bakıp sınıflanabileceği gibi aynı zamanda sosyal ve kültürel bir durum olarak da değerlendirilip işitme engelini yaşayanlar tarafından da sınıflanabilmektedir. Bu nedenle işitme engeli her zaman birçok faktörden etkilenen çok yönlü bir durum olarak değerlendirilmelidir. Temel olarak işitme engeli terimi kullanıldığında sağır olanlar ve ağır işitenler kastedilmektedir.

Odyologlar işitme yetersizliği derecesini konuşma frekanslarının (250-8000 Hz) volüm veya desibel (d B ) kayıplarına göre değerlendirirler. Normal aralık 0-15 desibel kabul edilip 15-25 arası olan desibel kayıpları çok az bir işitme kaybına işaret etmektedir.

Devamı »

Erişkinlerde Hiperaktivite

hiperaktifErişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Belirtileri;

Dikkat problemleri: Problemli üniversite öğrenciliği, özellikle iş seçerken sürekli dikkat isteyecek işlerden uzak durma, okurken konsantre olamama, konsantrasyonu gerekli olduğunda sadece 5–10 dakika sürdürebilme, TV karşısında nadiren oturabilme, konuşmaları dinleyememe, laf kesme, küçük eşyaları kaybetme (anahtar, cüzdan gibi).

Motor problemler: Hiperaktif, huzursuz durma, rahat oturamama, sakin duruyor olmaktan hoşlanmama, gevşeyememe, ayakta durmayı oturmaya tercih etme, hareketsiz kalmaları gereken ortamlarda anksiyete yaşama, el ve ayak parmaklarını sık hareket ettirme, sporda ve el yazısında beceriksizlik.

Devamı »

0-6 Ay Arası Çocuklarda Gelişme Ölçütleri:

bebek

Bu dönemde refleksler hakimdir.
Yüksek sese tepkide bulunur. Omuz ve baş kontrolü görülmeye başlar. Ve 4. Aylar içinde desteklendiğinde kısa bir süre oturabilir. Başını dik tutabilir. Kollarına dayanarak doğrulabilir.
İsteklerini ağlayarak anlatır.
Sevilmekten hoşlanır.

Devamı »

İlaç Bağımlılığı ve Tedavisi

ilaçbagımlılığıİlaç bağımlısı kişileri tedavi ederken bu bağımlılığın vücuda verdiği zararlar göz önüne alınıp bunların etkilerinin sıfıra indirilmesi ve kişinin eski sağlığına kavuşması hedeflenir. İlaç bağımlılığının tedavisi bittikten sonra belli bir süre daha kontrol ve gözlem altında tutulur ve bu eğilimleri tekrarlayıp tekrarlamadığına bakılır. Tekrar bağımlı davranışların gösterilmemesi durumunda hasta eski sağlıklı günlerine kavuşmuş demektir ve tedavi süreci sonlandırılır.

İlaç bağımlılığı tedavileri uzman hekimler gözetiminde tam teşkilatlı hastanelerde özel birimlerde yapılmaktadır.

Devamı »

Aile Planlaması ve Amaçları

aile planlaması
Aile planlaması; istenmeyen gebelik, düşük ve doğumların engellenmesi, gebelik ve doğumla ilgili komplikasyonların azaltılması, doğan bebeklerin dengeli beslenmesi, çocuksuz ailelerin çocuk sahibi olması, bireylerin yaşam kalitelerinin geliştirilmesi, dolayısı ile toplum sağlığına olumlu katkılarda bulunmasını amaçlar.

Devamı »

Panik Atak

panik atakPanik ataklar, çarpıntı ve nefes alma güçlüğü gibi bedensel belirtilerin eşlik ettiği, ani beklenmedik biçimde ortaya çıkan yoğun anksiyete nöbetleridir. Tipik belirtiler nefes almada güçlük, çarpıntı, titreme, baş dönmesi, sıcak veya soğuk basması, göğüste rahatsızlık hissi, depersonalizasyon, derealizasyon ve ölüm korkusudur.

Bu belirtilerin yanı sıra plan yapma, düşünme, usa vurma gibi yetilerin geçici olarak kaybedilmesi ve bulunan ortamdan kaçmak ya da uzaklaşmak için yoğun bir istek duyulması panik atağın diğer temel özellikleridir.

Tekrarlayan panik ataklar sonrasında en az bir ay boyunca, atakların tekrarlayabileceğine ya da olumsuz sonuçlarına ilişkin kaygı yaşanması ve kişinin yaşantısında buna uygun değişikliklerin olması panik bozukluğu olarak tanımlanmaktadır.

Devamı »

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar – Frengi (Sifilis) III

2-Doğumsal sifilis;

Sifilitik bir anneden bebeğe geçiş gebeliğin 9. haftasından itibaren başlar. Yani, treponemalar gestasyonun 9.haftasından itibaren fetal dolaşıma geçmeye başlar. Sifilis hematojen yolla bebeğin bütün organizmasına yayılırsa gebeliğin 7-8. ayında düşük olur, gebeliğin 5. ayından sonraki düşüklerde ve ölü doğumlarda daima sifilisi düşünmek gerekir. Annenin en bulaştırıcı olduğu dönem erken evredir. Tedavisiz erken sifilisli gebelerin %50’si konjenital sifilisli bebek doğurur, diğer %50’sinde ise neonatal ölüm veya ölü doğum görülür.

Devamı »

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar – Frengi (Sifilis) II

Sifilis Papulosa: Gövdede yaygın olarak görülen, simetrik, kaşıntısız deriden hafif kabarık, bakır kırmızısı renginde papüllerdir. Papüller avuç içinde, ayak tabanında ve genital bölgede gruplar halinde görülür Genital bölgedeki papüller, sürtünme nedeni ile vejetan bir durum alırsa pis kokulu bu papüllere “Condylamata Lata” denir. Bu durumda %50 86 oranında yaygın lenfadenopati vardır ve bulaştırıcı riski çok yüksektir Ayırıcı tanıda “Condylamata Accuminata” düşünülmelidir.

Sifilis Pustuloza:Nadir görülür. Akne sifilitika olarak adlandırılır.

Devamı »